<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Portfoy.Org &#187; Anasayfa</title>
	<atom:link href="http://www.portfoy.org/category/anasayfa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.portfoy.org</link>
	<description>Ekonomi Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Mar 2010 15:14:54 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Cep&#8217;te kontör bitiyor, kuruş devri başlıyor</title>
		<link>http://www.portfoy.org/158/anasayfa/cepte-kontor-bitiyor-kurus-devri-basliyor/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/158/anasayfa/cepte-kontor-bitiyor-kurus-devri-basliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 12:07:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Avea]]></category>
		<category><![CDATA[Kontör]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>
		<category><![CDATA[Vodafone]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=158</guid>
		<description><![CDATA[    GSM sektöründe şimdi de "kuruş" rekabeti başladı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 1 Nisan'dan itibaren uygulanmasını öngördüğü kontörden TL'ye geçişle, cepte kontör rekabetinin yerini kuruş alacak. Operatörler, geçişin sorunsuz olması için tüm ekiplerini alarm durumuna geçirdi. Türk Telekom'un ankesörlü telefonlarda kullanılan kontörler de Ocak 2011'de TL'ye geçirilecek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>    GSM sektöründe şimdi de &#8220;kuruş&#8221; rekabeti başladı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu&#8217;nun 1 Nisan&#8217;dan itibaren uygulanmasını öngördüğü kontörden TL&#8217;ye geçişle, cepte kontör rekabetinin yerini kuruş alacak. Operatörler, geçişin sorunsuz olması için tüm ekiplerini alarm durumuna geçirdi. Türk Telekom&#8217;un ankesörlü telefonlarda kullanılan kontörler de Ocak 2011&#8242;de TL&#8217;ye geçirilecek.<br />
    Yeni dönemin ürünleri üzerinde çalışan operatörler arasında artacak rekabetle fiyatların da aşağı inmesi bekleniyor. Kontör devrini kapatan uygulamanın aboneler açısından çok önemli olduğunu anlatan Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Genel Sekreteri Rıdvan Uğurlu, &#8220;Rekabete şefaflık gelecek. Çünkü bugüne kadar kullanılan kontörlerde tariflenmiş bir birim yoktu. Herkesin kendine göre bir kontör uygulaması vardı&#8221; dedi.</p>
<p>    Kontörler ne olacak<br />
    Abonelerin ve bayilerin ise yeni dönemle ilgili kafası karışık. Aboneler, &#8220;Kontörlerim ne olacak?&#8221; diye satış noktalarının kapısını arşınlarken bayiler ise yeterli bilgi sahibi olmamaktan yakınıyor. Bayiler, &#8220;Abonelerin birçoğu şaşkın. Her gelen ‘Kontörlerim ne olacak&#8217; diye soruyor&#8221; diyerek soru işaretlerinin giderilmediğinden yakınıyor.<br />
    Yeni dönemde bilgilendirme ve şeffaflığa uymayan operatörler cirolarının yüzde 1 ile 3&#8242;ü arasında bir para cezasıyla karşı karşıya kalacak.</p>
<p>    TURKCELL<br />
    26 milyon Hazırkart&#8217;lı geçiş yapacak<br />
     Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Lale Saral Develioğlu, sistemin abonelere getireceği yararların yanı sıra operatörlere de abonelerin kullanımlarını daha rahat takip etme imkânı sağlayacağını belirtti. Develioğlu, 26 milyon Hazırkart müşterisini 1 Nisan&#8217;da kontörden TL kullanımına kesintisiz geçirmek için hazır olduklarını söyledi. Develioğlu, &#8220;Yüksek abone sayımızın olması, geçişin 1 günde ve tüm müşterileri aynı anda etkilemesi gibi nedenler ek zorluklar getiriyor. Kolay uyum için kontörlüdeki birçok yöntemi aynı tuttuk&#8221; dedi.</p>
<p>    VODAFONE<br />
    Kartları sınıflandırdı, web sitesi açacak<br />
    Vodafone kontörlü kartları TL&#8217;ye çevirirken rekabete yeni bir sınıflama da getirmiş oldu. Cep lira kartları klasik, gold ve platin diye sınıflandıran Vodafone&#8217;nun Türkiye Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Öğüt, geçiş sürecinde aboneleri bakiyelerindeki kontörlerin kaç TL&#8217;ye dönüştüğü konusunda bilgilendireceklerini söyledi. SMS gönderimleri dışında, abonelerin kontörden TL&#8217;ye geçişle ilgili bilgi alabilecekleri bir web sayfası hazırlıkları olduğunu da kaydeden Öğüt, &#8220;Web sitemizi 1 Nisan itibariyle devreye sokacağız&#8221; dedi.</p>
<p>    AVEA<br />
    Tarife ücretlerini 1 Nisan&#8217;da açıklayacak<br />
    Avea Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcı Hakan Kaplan, geçiş için gerekli tüm altyapı çalışmalarını tamamladıklarını söyledi. Kaplan, geçişle ilgili abonelerin herhangi bir işlemi yapmasına da gerek olmadığını belirtti. Abonelerin faydalandıkları avantajlı ürün ve servislerin de aynen devam edeceğini söyleyen Kaplan, &#8220;1 Nisan&#8217;dan sonra da avantajlı tarifeler devam edecek. Ancak tarife ücretlerini ve yükleme kartı ücretlerini 1 Nisan&#8217;da açıklayacağız&#8221; diye konuştu.</p>
<p>    Sistem nasıl işleyecek?<br />
    * Alınan kontörler 1 Nisan&#8217;dan itibaren direkt paraya çevirilecek * Yükleme sonrası işletmeci tüketiciye mesajla tarifeleri yollayacak<br />
    * Her kullanımdan sonra konuştuğu dakika ve ödeme konusunda abone bilgilendirilecek<br />
    * Aboneler en son 6 aylık kullanım bilgilerine SMS ve çağrı merkezleriyle ulaşabilecek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/158/anasayfa/cepte-kontor-bitiyor-kurus-devri-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kontrollü harcama eğilimi arttı, tüketici banka kartına döndü</title>
		<link>http://www.portfoy.org/148/anasayfa/kontrollu-harcama-egilimi-artti-tuketici-banka-kartina-dondu/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/148/anasayfa/kontrollu-harcama-egilimi-artti-tuketici-banka-kartina-dondu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 09:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Küresel krizden gerçek çıkışın "olmazsa olmazı" olarak kabul edilen tüketici, krizde kontrollü harcamaya yöneldi ve ödeme alışkanlıklarını değiştirdi. Bol likidite ve kredi kartlarıyla yapılan çılgın harcama döneminin ardından hem Türkiye'de hem de Avrupa'da tüketici kredi kartından çok banka kartı ile alışveriş yapmaya başladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel krizden gerçek çıkışın &#8220;olmazsa olmazı&#8221; olarak kabul edilen tüketici, krizde kontrollü harcamaya yöneldi ve ödeme alışkanlıklarını değiştirdi. Bol likidite ve kredi kartlarıyla yapılan çılgın harcama döneminin ardından hem Türkiye&#8217;de hem de Avrupa&#8217;da tüketici kredi kartından çok banka kartı ile alışveriş yapmaya başladı. Dün &#8220;Avrupa&#8217;da Ödemelerin Geleceği&#8221; raporunu açıklayan kredi kartı kuruluşu Visa&#8217;ya göre Türkiye&#8217;de eylül ayı itibariyle sona eren mali yılda banka kartı ile yapılan alışverişlerde yüzde 46&#8242;lık bir yükseliş kaydedildi. Banka kartı ile yapılan elektronik ödemelerdeki bu artış, kredi kartı ile yapılan ödemelerdeki artışı sollamış oldu. Üstelik sadece Türkiye&#8217;de değil Avrupa&#8217;daki diğer gelişmekte olan piyasalarda da benzer bir eğilim vardı. Referans&#8217;ın sorularını yanıtlayan Visa Europe Gelişmekte olan Piyasalar Müdürü Mark Antipof, Avrupa&#8217;daki diğer gelişmekte olan ekonomilerde banka kartı ile yapılan alışverişlerdeki ortalama artış oranının yüzde 10 ila 15 arasında değiştiğine dikkat çekti.<br />
Bunun ilk sebebinin küresel kriz yüzünden bankaların artık borçlanmalarını daha fazla kontrol altına almaya başlaması ve krediye eskisi kadar kolay ulaşılamaması olduğunu söyleyen Antipof ikinci sebep olarak ise banka kartlarının artık kendi başına birer ödeme aracı haline gelmesini gösterdi. Antipof, &#8220;Tüketiciler hala aynı harcamayı yapıyor ama ödeme biçimini değiştiriyor. Ortalama olarak bu piyasaların genelinde ATM kullanımından POS cihazı kullanımına yüzde 10 ila 15 arasında bir kayma farkettik&#8221; dedi. &#8220;Türkiye açısından banka kartı kullanımı her zaman daha fazlaydı&#8221; diyen Visa Europe Bölge Genel Müdürü Belma Ülman ise özelikle kriz döneminde bu trendin artarak devam etmesini yatırımcının daha kontrollü bir ürüne yönelmesi olarak açıklayabileceklerini söyledi. </p>
<p>Kayıtdışı sorununa çözüm<br />
Raporda yer alan bilgilere göre şu an Avrupa&#8217;da 10 kişinin 8&#8242;i ödemelerini nakit para ile gerçekleştirmeyi tercih ediyor. Banka kartlarının bazı satın alma alışkanlıklarında nakdin yerine almaya başladığını belirten Visa, yine de nakit ödemelerin ağırlıkta olduğuna dikkat çekiyor. 2008 yılında AB genelinde 726,6 milyon yeni kart basılırken, bu kartlarla toplam 1,67 trilyon euro değerinde 29,5 milyar işlem gerçekleştirildi. Her 5 yılda bir ise kart kullanımı yüzde 12 oranında büyüdü. Kriz sürecinde bile kartla yapılan işlemler gücünü kaybetmedi. Haziran 2009&#8242;a kadar olan 12 aylıkl dönemde ise Avrupa&#8217;da Visa işlemleri yüzde 8 arttı. Visa&#8217;ya göre ödemelerde kart kullanımının teşvik edilmesi şart. Kart kullanımının özellikle &#8220;gölge ekonomi&#8221; olarak da bilinen kayıtdışı ekonomi üzerinde düzenleyici etkileri var. Avrupa Komisyonu&#8217;nun verilerine göre nakit ve çek türü araçlarla yapılan ödemeler ülke GSYİH&#8217;larının yaklaşık yüzde 2 ila 3&#8242;ü arasında maliyet doğuruyor. Bu neredeyse AB&#8217;deki tarım sektörünün üretimdeki yüzde 2,1&#8242;lik payına eş değer. Nakit kullanımı sadece maliyeti artırmıyor, aynı zamanda kayıt dışı ekonomiyi de teşvik ediyor. Türkiye örneği için elektronik ödemelerde görülecek yüzde 15&#8242;lik bir artışın ise kayıtdışı ekonomiyi yüzde 8,6 küçülteceği öne sürülüyor. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/148/anasayfa/kontrollu-harcama-egilimi-artti-tuketici-banka-kartina-dondu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yatırımcı emtiaya yükleniyor, parası değerlenen gelişen piyasanın ihracatçısı riskte</title>
		<link>http://www.portfoy.org/118/anasayfa/yatirimci-emtiaya-yukleniyor-parasi-degerlenen-gelisen-piyasanin-ihracatcisi-riskte/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/118/anasayfa/yatirimci-emtiaya-yukleniyor-parasi-degerlenen-gelisen-piyasanin-ihracatcisi-riskte/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 09:06:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=118</guid>
		<description><![CDATA[FED'in faiz indirimine gitmeyeceğini bekleyen yatırımcının emtia iştahı hem altını hem de gelişen piyasa paralarını zirveye zorluyor. Altın dün 1153 dolar ile yeni rekorunu kırdı. Rusya ve Brezilya gibi emtia ihracatçıları ise kara kara ruble ve realin seyrini izleyecek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>FED&#8217;in faiz indirimine gitmeyeceğini bekleyen yatırımcının emtia iştahı hem altını hem de gelişen piyasa paralarını zirveye zorluyor. Altın dün 1153 dolar ile yeni rekorunu kırdı. Rusya ve Brezilya gibi emtia ihracatçıları ise kara kara ruble ve realin seyrini izleyecek.</p>
<p>Küresel ekonominin kurmayı ABD Merkez Bankası&#8217;nın (FED) da yeni yükselen güç Asya&#8217;nın da gevşek para politikasından çıkma konusunda acele etmeyeceğinin kabul edilmesi ile emtia fiyatları için yeni bir dönem başladı. Küresel yatırımcı FED&#8217;in sıfır faizini uzun süre değiştirmeyeceği yönündeki sinyallerin ardından dolar varlıklarının kendisine fazla getiri sağlamayacağını kabullenip daha yüksek riskli varlıklara yükleniyor. Son olarak ABD Doları&#8217;nın 6 para birimi karşısındaki performansını izleyen dolar endeksi yüzde 0,6&#8242;lık düşüşle 75.046 seviyesine kadar gerileyip 15 ayın dibini görünce, altın yeni rekorunu kırdı. Gün içinde ABD&#8217;de enflasyona işaret eden tüketici fiyatları endeksi beklentilerin üzerinde gelince enflasyon kalkanı olarak görülen altına ikinci bir hücum dalgası yaşandı ve altın 1,153.40 dolara tırmandı. Euro ise dolar karşısında gün içinde gördüğü 1.4977&#8242;lik zirveden enflasyonun faiz artırımına zorlayacağı beklentisi ile 1.4859 seviyesine kadar geriledi. Altın dışında dün petrol ve bakır da tırmanışa geçti. ABD Batı Teksas tipi ham petrolün varil fiyatı 80 dolara yaklaşırken, bakırın ton fiyatı 7 bin dolara yaklaşarak son 13 ayın en yüksek seviyesine çıktı.</p>
<p>Altın yıl sonunda 1200 dolara ulaşır<br />
Hal böyle olunca dolardan kaçanların birinci limanı altın başta olmak üzere emtiada balon yeniden şişmeye başlamış durumda. Gelişmekte olan piyasaların para birimleri ve hisse senetleri piyasaları da büyük merkez bankalarının faiz artırımına kolay kolay gitmeyecekleri beklentisi ile yatırımcının yüklendiği yeni alanlar arasında. Son olarak haftasonu Singapur&#8217;da gerçekleştirilen APEC toplantısında Asya ülkelerinden gelen &#8220;gevşek para politikasına devam&#8221; mesajının ardından düşük faizden bıkan yatırımcının emtiaya biraz daha yüklenme ihtimali var. Şimdiden altından bakıra kadar değerli emtiada ve sanayi emtiasında yükseliş trendi hızlandı. Beklenti ise altının sene sonuna kadar 1200 doları bulacağı yönünde. Mark Mobius ve Marc Faber gibi ünlü yatırım guruları ise Dow Jones ve S&#038;P endeksinde sert düşüşler, altında ise dolaylı olarak ciddi yükselişler bekliyor. &#8220;Dr. Kıyamet&#8221; olarak da bilinen Faber, Bloomberg&#8217;e verdiği röportajda altının ABD borsalarından daha fazla kazandıracağını vurguladı. Öte yandan küresel yatırımcı için yeni gelir kapısı olsa da emtiadaki yükselişle beraber bazı gelişen piyasaların ihracatçıları için sıkıntılı bir 2010 yılı yolda görünüyor. En fazla sıkıntı çekeceklerin başında ise Rusya ve Brezilya gibi emtia ihracatçısı ülkeler yer alacak gibi.</p>
<p>RUSYA:</p>
<p>Borsa yüzde 10 daha yükselir, ruble artar<br />
Rus Rublesi özellikle 2008&#8242;in üçüncü çeyreğinden sonra emtia fiyatlarındaki yükselişle beraber dolar karşısında ciddi bir değerlenme sürecine girdi. Bu yıl başından beri yüzde 130 yükselen Rus borsasının gösterge endeksi Micex&#8217;in yüzde 10 daha yükseleceği öngörülüyor. Bunda şubat ayında varili 38.59 dolar olan Ural petrolünün 76 doların üzerine çıkmasının büyük payı var. Yani ruble değerlenmeye devam edecek. Bloomberg&#8217;e göre ise Rus Rublesi önümüzdeki sene emtiadaki yükseliş sebebiyle merkez bankasının başını oldukça ağrıtacak. Ancak Rusya Merkez Bankası bu konuda çok fazla bir şey yapamayacak çünkü yeni yeni filizlenen tüketici talebini kaçırmak istemeyecek. Örneğin merkez bankasının nisan ayından bu yana 8 kez gittiği faiz indirimine tüketici hâlâ karşılık vermiş değil. İkinci çeyrekte GSYİH&#8217;da görülen yüzde 10,9&#8242;luk çakılmanın ardından yeni yeni toparlanmaya başlayan Rus ekonomisi için şu an talep çok önemli. Rusya her ne kadar ihracatçısının zor duruma girmesine izin vermeyeceğini söylese de uluslaraları kuruluşlar bu konuda Rusya&#8217;nın elinin bağlı olduğunu düşünüyor. IMF&#8217;nin bir kaç gün önce yaptığı bir açıklamada da Rusya Merkez Bankası&#8217;nın elinde olmayan faktörlerin rublenin değerlenmesine yol açacağı yönünde uyarılarda bulunulmuştu.</p>
<p>BREZİLYA:<br />
Merkez şahinleşirse realde yükseliş sürer<br />
Brezilya Reali de bu yıl dolar karşısında yüzde 30 yükselerek en iyi performans sergileyen para birimlerinden biri oldu. Dün ise altın ve petrol gibi emtiadaki yükseliş yine reale yaradı. Güne dolar karşısında 1.708 seviyesinden başlayan real son dönemde 1.70-1.75 bandında seyrediyor. Ocak başından beri doların real karşısındaki kaybı ise yüzde 26,8&#8242;i buldu. Sadece kasım ayında bile dolar real karşısında yüzde 2,73 kan kaybetti. Brezilya Merkez Bankası, realdeki yükselişi piyasadan dolar alımı yaparak engellemeye çalışıyor. 9 Aralık&#8217;ta toplanacak olan Brezilya Merkez Bankası&#8217;nın faiz oranını değiştirmesi beklenmiyor ancak &#8220;şahin&#8221; açıklamalar geleceği görüşü hakim. Dolayısıyla realde aralık ayında dolara karşı yeniden bir yükseliş trendi görülmesi mümkün. Ayın 10&#8242;unda açıklanacak GSYİH rakamlarının ise iyi gelmesine yüksek ihtimal veriliyor. Bu durum da faiz artırımı ihtimalini kuvvetlendireceği için reale güç kazandırabilir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/118/anasayfa/yatirimci-emtiaya-yukleniyor-parasi-degerlenen-gelisen-piyasanin-ihracatcisi-riskte/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küskün küçük yatırımcı İMKB&#8217;ye geliyor, dikkat büyükler satabilir!</title>
		<link>http://www.portfoy.org/75/anasayfa/kuskun-kucuk-yatirimci-imkbye-geliyor-dikkat-buyukler-satabilir/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/75/anasayfa/kuskun-kucuk-yatirimci-imkbye-geliyor-dikkat-buyukler-satabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 14:49:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://portfoy-org.dasnetwork.net/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[2001 krizinde küsen küçük yatırımcıların İMKB'de yeniden alım yaptığını söyleyen Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü, 'Büyük yerli ve yabancı yatırımcılar satabilir ama paranın gidecek yeri yok, İMKB'de çok büyük düşüş olmaz' dedi ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2001 krizinde küsen küçük yatırımcıların İMKB&#8217;de yeniden alım yaptığını söyleyen Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü, &#8216;Büyük yerli ve yabancı yatırımcılar satabilir ama paranın gidecek yeri yok, İMKB&#8217;de çok büyük düşüş olmaz&#8217; dedi<br />
2001 krizinde büyük para kaybı yaşayan ve piyasaya küsen küçük yatırımcıların son dönemde İMKB’den yine hisse almaya başladığını söyleyen Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü Ahmet Yıldırım, “Ancak düşük fiyattan hisse senedi alan yerli ve yabancı profesyonel yatırımcılar her an satışa yönelebilir” uyarısında bulundu. Ancak Ahmet Yıldırım, ABD’den faiz artırım sinyali gelmediği sürece borsaların alternatifsiz olacağını bu yüzden İMKB’de önemli bir düşüş beklemediklerinin de altını çizdi.<br />
Küçük yatırımcıların tüm parası ile hisse senedi almamasını, hisse alımı için ayırdıkları paranın tamamını ise aynı hisseye yatırmaması gerektiğini vurgulayan Ahmet Yıldırım, İMKB ve global piyasalara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:<br />
Küsen küçük yatırımcı İMKB’ye dönüyor: 2001 yılında İMKB’ye küsen yerli küçük yatırımcının yavaş da olsa piyasaya girdiğini ve portföyleri için alım yaptığını görüyoruz. Ancak bunlar çok abartılacak boyutlarda değil. Kim bunlar emekliler, küçük tasarrufu olan kişiler gibi&#8230;.<br />
Küçükler alıyor, büyükler satabilir: Ancak fiyatlar arttığı için yerli ve yabancı profesyonel yatırımcılar endeksin bu seviyelerinde borsadan bir miktar çıkmak isteyebilir. Satan kesim ise parasını yatıracak iyi getiri sağlayabileceği bir adres bulamadığı için, yeniden İMKB’de alım yapacaktır diye düşünüyorum.<br />
Bu nedenle borsada zaman zaman kâr satışları yüzünden düşüş görsek bile ben büyük bir düşüş yaşanmasını beklemiyorum. Çünkü hala faizler düşük ve bir süre öyle kalacak, hatta yılsonuna kadar Merkez Bankası belki 0.50’lik bir indirimi daha yapabilir. Dünyadaki trend faizde kısa vadede bir yükselme olmayacağı yönünde.<br />
Yükseliş devam edecek: Bu çıkışı sağlayan ortamında aynı kalacağını düşünüyoruz. Ama herzaman bir miktar kâr satışı olabilir. Kâr realizasyonu yapıldıktan sonra da daha düşük fiyatlardan yine bu kağıtlara girebilirler. Ancak sağduyulu yatırımcıların benim aldığım şirket, sektör kârlı mı diye bakması gerekiyor.<br />
Faiz artırım sinyaline dikkat!: Borsaların dönüş noktası ise özellikle ABD ve gelişmiş ülkelerde faiz artırım sinyallerinin verildiği zamandır. Dikkat edin arttığı zaman değil&#8230; Ancak ABD’de kısa vadede faiz artırımı beklemiyoruz. 2010 ortasından sonra olabilir. Borsa artacak demiyoruz ama borsanın yükselişini sağlayan dengeler halen mevcut diyoruz. Bu nedenle en azından İMKB’nin çok düşmeyeceğini söyleyebiliriz.<br />
İMKB’nin alternatifi yok: İtiraf edelim ki biz İMKB’nin bu kadar yükseleceğini beklemiyorduk. Daha önce 40 binlere geldiğinde pahalı gelmişti. Şu anda İMKB’nin seviyesine baktığımız zaman faizlerin bu seviyesinde alternatif yatırım araçlarının bulunmaması ile izah edebiliyoruz.<br />
2010 yılında işlem hacmi artmaz: 2010 yılında ise işlem hacminin bu yıl olduğu gibi yüzde 35 artması zor görünüyor. Hacim en azından bu seviyelerde kalabilir.<br />
İMKB’de 40-50 tane etkin oyuncu var: İMKB’de işlem hacminde de ciddi oranda artış yaşandı. Geçen yıla göre yaklaşık yüzde 35 oranında arttı. Şu anda İMKB’de kısa vadeli al-sat yapan 40-50 tane büyük etkin oyuncu bulunuyor. İşlem hacmini bunlar  oluşturuyorlar.<br />
Büyüklerin portföyündeki hisse oranı yüzde 30: Şu anda dünyadaki büyük para sahiplerinin portföylerinin yüzde 30’u hisse senedinde. Türkiye’de ise yerli yatırımcıların hisse oranı 2008 Aralık ayında yüzde 3.7’den, Eylül 2009’da yüzde 6.3’e yükseldi.<br />
Faizde düşüş devam edecek: Faizler düşmeye devam edecek. Aşağı inebilecek yer var diye düşünüyorum. Merkez bu yıl 0,50’lik bir indirim daha yapabilir. Bonoda bir miktar daha düşüş devam edecektir. Buna karşın dolar artar mı, bence artmaz çünkü kurların bu seviyesine rağmen yatırımcının dövize ilgisi çok düşük.<br />
Banka hisseleri mutlaka alınmalı: Bankaların 2009 yılı kârları muhteşem. Ancak bu kârların nereden geldiğine bakarsak Hazine bonosu portföyünden yazdıklarını görürüz. Bankacılık sektörü verilerine  baktığımızda 2010 yılında bu yılki kadar yüksek kârlar elde edemeyeceklerini rahatlıkla söyleyebiliriz.<br />
Ancak buna rağmen bankacılık sektörü hisselerine olan talebin korunmasını bekliyoruz. Çünkü banka hisselerinin endeks üzerindeki etkisi yüzde 40’ları aşmış durumda. Yani borsayı almak istiyorsanız mutlaka banka hissesi alıyorsunuz. Bir diğer önemli nedeni de banka kârları üzerinde etkili olan faizdeki düşük seviyelerin korunması ve  bir süre daha korunacak olmasıdır.<br />
Yabancı taban fiyattan hisse aldı: Geçen yılki çıkışta yalnız yerli değil, yabancı işlemlerinin de etkili olduğunu gördük. Sadece nisan ayında yabancılar İMKB’ye 960 milyon dolar soktu. Yıl genelinde ise toplam 1.3 milyar dolarlık hisse senedi, 1.5 milyar dolarlık Hazine bonosu aldılar. Yani yabancıların belki birçoğu endeksin taban seviyelerinden Türk hisse senetlerine yatırım yaptı.<br />
Küresel kriz Türkiye’ye yaradı: Yurtdışında yaşanan problemler aslında Türkiye’nin avantajına oldu. Dünya ekonomilerinde resesyon yaşanırken, faiz artışına cesaret edemediler. Bu arada ekonomilerini canlandırabilmek amacıyla faizleri düşürüp piyasada bol para yaratmak zorunda kaldılar. Sonuçta bu kriz Türkiye için iyi bir fırsat oldu. </p>
<p>Yatırımcılara öneriler<br />
Hisse senedi alacaklar için öneri ve uyarılarda da bulunan Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü Ahmet Yıldırım şöyle konuştu: “Portföyünüzün yüzde 100’ü ile hisse almayın. İMKB için ayırdığınız paranın tamamını sakın tek hisseye yatırmayın. Malesef küçük yatırımcılar bunu yapıyor. Portföyünüzde mutlaka bankacılık hissesi olmalı. Çünkü endeksteki ağırlığı fazla. Ayrıca 2010 yılında  enerji sektörü yine favori olacak. Bunun dışında yüksek temettü veren hisselerin de öne çıkacağını düşünüyorum. Ayrıca gayrimenkul piyasasında 2010 yılında canlanma bekliyoruz.”</p>
<p>Yabancı fonlar Türkiye’de gayrimenkul peşinde<br />
Uluslararası fonlara Türkiye’de gayrimenkul konusunda danışmanlık hizmeti verdiklerini de söyleyen Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü Ahmet Yıldırım, son dönemde gayrimenkule yabancı fonların talebinin arttığını belirterek şöyle konuştu:<br />
“Yabancıların talepleri ağırlıklı alışveriş merkezleri ve ofislere. Tabii bunlar projelerden toplu alım yapıyorlar. Ancak burada eksik olan proje finansmanı tarafı. Yabancı equity’ler bu projelerin satın alımı sırasında bankaları istiyor bankalar ise biraz geride duruyor. Çok hızlı gitmiyoruz ama iyi olacak ve biraz zaman alacak. 2010 haziran ayından itibaren de proje finansmanlarının başlayacağını düşünüyorum.” </p>
<p>‘2010 Haziran ayında canlanır’<br />
Gelişmiş ülkelerde gayrimenkule talebin düştüğünü söyleyen Yıldırım, “Miami’de 300 bin dolarlık bir evi şimdi 150 bin dolara alabilirsiniz. Ama eskiden o sitede 300 kişi varken şimdi 10-20 kişi oturuyor. Bu yüzden eskiden site aidatı 100-200 dolar iken şimdi 2000 dolarlara fırlıyor. Şu anda birçok gayrimenkul sahibi sadece site aidatını ödesin diye kiracı arıyor. Oysa ki bizim gibi fiziki talebin olduğu ülkelerde kira gelirleri, temettüleri yüksek. Bu yüzden gayrimenkul fonları son dönemde kendi ülkelerinden çıkıp fiziki talebin yüksek olduğu gelişmekte olan ülkelere yöneliyorlar.<br />
Konut faizlerinde ise bir miktar daha düşüş yaşanmasını bekliyorum.” </p>
<p>Global oyuncular Afrika’ya yöneliyor<br />
Krizin ardından dünyada yatırımcı eğilimlerinin değiştiğini söyleyen Yapı Kredi Yatırım Araştırma Yöneticisi Murat Berk ise şu değerlendirmede bulundu:<br />
“Son dönemin en dikkat çekici pazarı Afrika. Kenya, Nijerya, Güney Afrika vb. gibi ülkelerin borsaları son dönemin gözde pazarları&#8230; Yatırımcılar şimdi bu pazarlarda konumlanmak istiyorlar. Neden çünkü gelişme hızı yüksek olacak.<br />
Bunun dışında ayrıca yeşil enerji bir sonraki tercihleri olmaya başladı.<br />
Ayrıca son dönemin bir başka önemli değişimi ise global oyuncuların artık gelişmekte olan ülkeleri kategorilere ayırması oldu. Çünkü son yaşananlar onlara ders oldu. Ayrıca gelişmekte olan ülke pazarlarının önemi de arttı. Artık dünyada büyüyen pazarlara ve büyüyen nüfuslara para gidiyor. Yani akıllı para buralara gidiyor. </p>
<p>‘Türkiye Hindistan olabilir’<br />
Ve artık yatırımlara çok daha uzun vadeli bakılıyor. Bence Türkiye’de bunun içerisinde yer alıyor. Türkiye’nin burada diğer rakiplerine göre dezavantajları var. Örneğin diğerlerinde olan emtialar yok. Türkiye bir Güney Afrika veya Rusya değil. Ancak bir Hindistan olabiliriz. Dışa bağımlılığı az, tüketim eğilimi yüksek, ihracat dayalı ekonomisi olan, üreten ve tüketen, kuvvetli bankacılık sektörü olan bir ülkeyiz bunlar bizim artılarımız.<br />
Dünyanın gözü BRICT ülkelerine çevrilmiş durumda. Bunların içinde bir Rusya’da sağlamlık yok.”</p>
<p>Altın çok abartılıyor<br />
Altın fiyatlarındaki çıkışı ise ‘Altının çok fazla abartıldığını düşünüyorum’ diye değerlendiren Murat Berk, “Dünyada altının işlem hacmi 50 milyar dolarlık bir büyüklük. Çok spekülatif bir yatırım aracı. Bence emtia değil. Çünkü örneğin bakır gibi sanayide kullanılmıyor. Onun için bir fiyat belirlemek çok spekülatif. Düşük işlem hacmiyle çok hızlı hareket ediyor. Bu yüzden altın beni korkutuyor.<br />
Ancak bu çıkış fonlar ve insanların enflasyona karşı koruma amaçlı alımlarından kaynaklandı. Artık fiyatların çok fazla artmasını da beklemiyorum. Fakat düşüş de olmaz. Fiyatların hızlı gerilemesi için ABD’de faizlerin artması, doların değer kazanması sonucu yatırımcıların altın satıp, ABD Hazine bonosuna yönelmesi gerekiyor.<br />
Bu yüzden çok kısa vadede altın fiyatlarında düşüş de beklemiyorum. </p>
<p>Dünya için üç risk var<br />
Dünya açısından önümüzdeki döneme ilişkin üç risk bulunduğunu da söyleyen Murat Berk bu riskleri şöyle sıraladı:<br />
* Hükümetler ülke ekonomisi ayakta kalsın diye önemli destekler verdi. Bu destekler çekildiğinde risk yükselebilir. Bu görüş bence zayıf bir ihtimal.<br />
* Merkez bankaları faiz artırırlar. Ancak bu da önümüzdeki 3 hatta 6 ayın konusu değil.<br />
* Volatilite arttığı için yatırımcıların risk alma iştahında yeniden artış olabilir. Çünkü getiriler düşüyor ve insanlar daha fazla risk alarak getirilerini yükseltmeye çalışıyor.<br />
İMKB’de ise trendin değişmediğini düşünüyoruz. Ama bu saydığım üç konuda riskler artıyor. İMKB’de 2007 yılının tepesine daha ulaşamadık. Hala gidilebilecek yer var ve ancak marjalar azalıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/75/anasayfa/kuskun-kucuk-yatirimci-imkbye-geliyor-dikkat-buyukler-satabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İhracat artıyor</title>
		<link>http://www.portfoy.org/16/anasayfa/ihracat-artiyor/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/16/anasayfa/ihracat-artiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 15:46:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://portfoy-org.dasnetwork.net/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye'nin Ekim ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,62 artışla 9 milyar 945 milyon dolar oldu.
Böylece, geçen yılın Eylül ayından bu yana ilk kez aylık bazdaki ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre artış kaydetti. Ekim ayında ayrıca, geçen yılın Eylül ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaşıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin Ekim ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,62 artışla 9 milyar 945 milyon dolar oldu</p>
<p>Böylece, geçen yılın Eylül ayından bu yana ilk kez aylık bazdaki ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre artış kaydetti. Ekim ayında ayrıca, geçen yılın Eylül ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaşıldı.</p>
<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, yaptığı yazılı açıklamada Türkiye&#8217;nin Ekim ayı ihracat rakamlarını açıkladı. Türkiye&#8217;nin ilk on aydaki ihracatının yüzde 29,52 azalışla 78 milyar 821 milyon dolar, geriye dönük bir yıllık ihracatının ise yüzde 28,47 gerileme ile 94 milyar 702 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade eden TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, &#8220;Ekim ayında en fazla ihracat yapan sektörümüz 1 milyar 768 milyon dolar ile Otomotiv ve Yan Sanayii sektörümüz oldu. Bunu, 1 milyar 310 milyon dolar ile Hazır Giyim ve Konfeksiyon, 1 milyar 100 milyon dolar ile Demir-Çelik sektörlerimiz takip etti.</p>
<p>Tarım grubu sektörlerimiz, Ekim ayında 1 milyar 389 milyon dolarlık ihracatla, toplam içerisinde yüzde 13,97 pay aldı. Bu grupta Zeytin ve Zeytinyağı, Kesme Çiçek, Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri, Yaş Meyve Sebze ile Fındık ve Mamulleri sektörlerimiz Ekim ayı ihracatlarını artırdı.&#8221; dedi.</p>
<p>Ekim ayında toplam ihracatın yüzde 83,88&#8242;ini gerçekleştiren Sanayi grubunda ise ihracatın 8 milyar 341 milyon dolar olduğuna işaret eden TİM Başkanı, sanayi sektöründe ilk on aylık ihracatın 66 milyar 361 milyon doları, son bir yıllık ihracatın ise 79 milyar 412 milyon doları geride bıraktığını ifade etti. Büyükekşi, Sanayi grubunda Ekim ayında en fazla artış kaydeden sektörlerin Otomotiv ve Yan Sanayi, Hazırgiyim ve Konfeksiyon ile Halı sektörleri olduğunu bildirdi.</p>
<p>TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Madencilik ürünleri sektöründe de ihracatın, Ekim ayında 215 milyon dolar olduğunu, sektörün 2009 yılının ilk on ayında 1 milyar 961 milyon, geriye dönük bir yılda ise 2 milyar 328 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/16/anasayfa/ihracat-artiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurbanlık fiyatları ne olacak?</title>
		<link>http://www.portfoy.org/6/anasayfa/kurbanlik-fiyatlari-ne-olacak/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/6/anasayfa/kurbanlik-fiyatlari-ne-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 15:08:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://portfoy-org.dasnetwork.net/?p=6</guid>
		<description><![CDATA[Kayseri Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Yağan, kurbanlık koyun fiyatlarının 500-600 TL olmasının mümkün olmadığını, küçükbaş hayvanların en fazla 450 liradan satışa sunulabileceğini söyledi. 

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Yağan, kurbanlık koyun fiyatlarının 500-600 TL olmasının mümkün olmadığını, küçükbaş hayvanların en fazla 450 liradan satışa sunulabileceğini söyledi.</p>
<div style="MARGIN-RIGHT: 5px"><span id="contextual"><span>Yıldırım Yağan, Türkiye&#8217;de hayvancılığın cazibesini yitirmesi nedeniyle koyun sayısının 8 yıl içinde 25 milyondan 10 milyona düştüğünü söyledi. Üreticisi sayısının ise bin 500 indiğini belirten Yağan, yine de Türkiye&#8217;nin yüzde 70&#8242;inin hayvancılıkla uğraştığını, hayvan sayısının kurban için yeterli sayıda olduğunu ifade etti. Hayvancılığa yönelik desteklerin artırılması durumunda üretim oranının yeniden tırmanışa geçeceğini anlatan Başkan Yağan, &#8220;Devletin hayvan yetiştiricilerine yönelik desteği yok denecek kadar az. Avrupa ülkelerinde yüzde 25 ile yüzde 50 oranında destek verilirken ülkemizde bu oran yüzde 10 bile değil. Desteğin az olması nedeniyle küçükbaş hayvan sayısı son 8-9 yılda oldukça azaldı. Daha yaz mevsimi öncesi 8-10 TL&#8217;den kesilen kuzu, düşük arz nedeniyle yüzde 60&#8242;dan fazla zamlanarak 16 TL&#8217;ye yükseldi. Yetkililer bu alana da önem vermelidir. Eğer gerekli destek sağlanırsa damızlık hayvan veya et ithalatına gerek bile kalmayacak.&#8221; dedi.</p>
<p>Vatandaşların yüreğine su serpen Yıldırım Yağan, kurbanlık koyun fiyatlarının 300 ila 450 arasında değişmesini beklediklerini söyledi. Kurbanlık fiyatlarının 2002 yılından bu yana 225-300 TL arasında seyrettiğine dikkat çeken Yağan, &#8220;Son 7 yılda yetiştiriciler küçükbaş hayvan satışlarından zarar etti. Biz yetiştiricilerimizin desteklenmesi durumunda Türkiye&#8217;de kurbanlık sorunu yanmayacağını biliyoruz. Daha önceleri yem fiyatları, çoban maaşları yükselirken, et fiyatı değişmediğinden yetiştiriciler büyük sıkıntı içinde. Birçoğu işi bırakmak zorunda kaldı. Kurbanlık fiyatlarının söylendiği gibi 500 ile 600 lira arasında olmasının mümkün değil. O fiyatlara günümüzde alıcı bulmak güç olur. Fiyatlar 300 ile 450 arasında seyredecektir.&#8221; şeklinde konuştu.</span> </span></div>
<p><!-- Ödül Avcısı .MK 05/10/2009 --><!-- Ödül Avcısı .MK 05/10/2009 --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/6/anasayfa/kurbanlik-fiyatlari-ne-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
