<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Portfoy.Org &#187; Sektörel</title>
	<atom:link href="http://www.portfoy.org/category/sektorel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.portfoy.org</link>
	<description>Ekonomi Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Sep 2011 19:29:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Tarıma desteğin arttığı tek ülke Türkiye!</title>
		<link>http://www.portfoy.org/180/anasayfa/tarima-destegin-arttigi-tek-ulke-turkiye/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/180/anasayfa/tarima-destegin-arttigi-tek-ulke-turkiye/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2011 19:28:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=180</guid>
		<description><![CDATA[Ekonomi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü&#8217;ne (OECD) üye ülkelerde tarım sektörüne yapılan destek azalırken, sadece Türkiye&#8217;de bu oran artış gösterdi. Merkezi Paris&#8217;te bulunan OECD, üye ülkeler ve gelişmekte olan bazı ülkeleri de kapsayan 2010 yılı tarım alanındaki izleme ve değerlendirme raporunu bugün yayımladı. Raporda, OECD ülkeleri içinde tarım sektörüne verilen ortalama destek oranı giderek düşerken, Türkiye&#8217;de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü&#8217;ne (OECD) üye ülkelerde tarım sektörüne yapılan destek azalırken, sadece Türkiye&#8217;de bu oran artış gösterdi.</p>
<p>Merkezi Paris&#8217;te bulunan OECD, üye ülkeler ve gelişmekte olan bazı ülkeleri de kapsayan 2010 yılı tarım alanındaki izleme ve değerlendirme raporunu bugün yayımladı.</p>
<p>Raporda, OECD ülkeleri içinde tarım sektörüne verilen ortalama destek oranı giderek düşerken, Türkiye&#8217;de bu oranın arttığı görülüyor.</p>
<p>OECD ülkelerinde 2010 yılında tarım sektörüne verilen destek rekor seviyede düşerek 227 milyar dolara indi. Bu rakamın yüzde 18&#8242;ini toplu brüt alımları oluşturuyor. Üye ülkelerde toplu brüt alımları oranı, 2008 yılında yüzde 20, 2009 yılında yüzde 22 olmuştu.</p>
<p>Rapor, tarım sektörüne yapılan desteğin, 1980&#8242;li yıllardan bu yana en düşük seviyeye indiğini gösteriyor.</p>
<p>OECD raporuna göre, tarım sektörü desteği, 1995-1997 yılından bu yana bütün OECD ülkelerinde düşerken bir tek Türkiye&#8217;de artış gösteriyor.</p>
<p>Rapor, Türkiye&#8217;de, 1986-1988&#8242;de yüzde 20 olan tarım sektörüne desteğin 2008-2010&#8242;da yüzde 27&#8242;ye çıktığını gösteriyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de bu oran 1995-1997 yılında yüzde 25 oldu.</p>
<p>EN AZ DESTEK YENİ ZELANDA&#8217;DA<br />
Raporda, 2008 ve 2010 yılları arasında tarım sektörüne en az destek veren ülkeler sıralamasında yüzde 1 ile Yeni Zelanda başı çekerken, bu ülkeyi yüzde 3 ile Avustralya ve yüzde 4 ile Şili izliyor.</p>
<p>ABD&#8217;de bu oran yüzde 9, İsrail&#8217;de yüzde 12 ve Kanada ise yüzde 16 seviyesinde bulunuyor.</p>
<p>AB ülkelerinde tarım sektörüne verilen destek söz konusu yıllarda yüzde 22 olurken, bu oran OECD&#8217;de tarım sektörüne verilen yüzde 20 seviyesindeki ortalama destek oranının üzerinde kaldı.</p>
<p>Tarım sektörüne en fazla destek veren ülkeler içinde yüzde 47 ile Güney Kore, yüzde 48 ile İzlanda, yüzde 49 ile Japonya, yüzde 56 ile İsveç ve yüzde 60 ile Norveç yer alıyor.</p>
<p>OECD raporuna göre, tarım sektörüne verilen desteğin dışında altyapı ve araştırmalar, tanıtım gibi harcamaların da eklenmesiyle, OECD ülkeleri içinde tarım sektörüne yapılan destek miktarı 374 milyar doları buluyor. Bu miktar OECD ülkelerinin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) yüzde 0,9&#8242;una denk düşüyor.</p>
<p>Tarım sektöründe yapılan desteğin GSYH&#8217;ye oranında yüzde 2,33 ile Çin ilk sırada bulunuyor. Çin&#8217;de bu oran, 1986 ve 1988 yılları arasında yüzde 2,2 olarak belirlenmişti.</p>
<p>Rusya&#8217;da ise 1995 ve 1997 yılları arasında yüzde 2,6 olan bu oran 2010 yılında yüzde 1,6&#8242;ya düştü.</p>
<p>TÜRKİYE<br />
Raporda, makro ekonomik gelişmeler çerçevesinde Türkiye&#8217;deki yüksek enflasyonun son yıllarda düşerek yüzde 10&#8242;un altına indiğine, işsizlik oranın ise nispeten yüksek olduğuna dikkat çekildi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin meteoroloji ve coğrafi koşullarının çok çeşitli tarımsal üretime olanak sağladığı ifade edilen raporda, Türkiye&#8217;den temel yiyecek maddeleri bakımından kendisine yetebilir durumda olduğu belirtildi.</p>
<p>Tarla üretiminin tarım sektörünün yüzde 75&#8242;ine tekabül ettiği kaydedilen raporda, bu üretiminin yine yüzde 45&#8242;ini sebze ve meyve üretiminin oluşturduğu bildirildi.</p>
<p>Dünyanın 7&#8242;inci büyük tarım üreticisi Türkiye&#8217;nin en büyük ticari ortağının AB, ABD ve Ortadoğu ülkeleri olduğu ifade edildi.</p>
<p>Tarım sektöründe çalışanların, ülkedeki toplam istihdam içindeki oranının giderek düştüğü belirtilen raporda, 1995 yılında yüzde 43 olan bu oranın 2009 yılında yüzde 25 indiğine işaret edildi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de tarım sektörünün GSYH&#8217;ye oranının 1995 yılında yüzde 12 iken, bu oranın 2009 yılında yüzde 8,5&#8242;e düştüğü vurgulandı.</p>
<p>2009 yılı verilerine göre, Türkiye&#8217;nin ihracatının yüzde 12&#8242;sini ve ithalatının ise yüzde 5&#8242;ini tarım ürünleri oluşturdu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/180/anasayfa/tarima-destegin-arttigi-tek-ulke-turkiye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Brezilya’dan ithal otomobile sert fren</title>
		<link>http://www.portfoy.org/178/dunya/brezilya%e2%80%99dan-ithal-otomobile-sert-fren/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/178/dunya/brezilya%e2%80%99dan-ithal-otomobile-sert-fren/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2011 19:26:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Otomotiv]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=178</guid>
		<description><![CDATA[Küresel krizin derinleşmesiyle birlikte ülkeler kur savaşlarından sonra, ticaret savaşlarına yöneldi. Brezilya, ithal araçlardan alınan ve yüzde 7-25 aralığında olan IPI Vergisi’ne zam yaparak oranı yüzde 37-55 aralığına yükseltti. Bu karar yatırım bankalarının raporlarına ‘From curreny to trade war’ (Kur savaşlarından ticaret savaşına geçildi) diye yansıdı. Brezilya basınına göre zamla beraber yüzde 65 ve fazlası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel krizin derinleşmesiyle birlikte ülkeler kur savaşlarından sonra, ticaret savaşlarına yöneldi. Brezilya, ithal araçlardan alınan ve yüzde 7-25 aralığında olan IPI Vergisi’ne zam yaparak oranı yüzde 37-55 aralığına yükseltti. Bu karar yatırım bankalarının raporlarına ‘From curreny to trade war’ (Kur savaşlarından ticaret savaşına geçildi) diye yansıdı. Brezilya basınına göre zamla beraber yüzde 65 ve fazlası ülke dışında üretilen araçlarda ortalama yüzde 25 ile 28 arası bir fiyat artışı olacak.</p>
<p>&#8220;TÜRKİYE’Yİ ETKİLEMEZ&#8221;<br />
Otomotiv İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ömer Burhanoğlu konuyla ilgili olarak Habertürk’e yaptığı açıklamada “Brezilya büyük balığın peşinde, bizden giden parçalar kalıp halinde ve araçta küçük yer işgal ediyor. İhracatımızda azalma olmaz” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/178/dunya/brezilya%e2%80%99dan-ithal-otomobile-sert-fren/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sözleşmeli memura mazeret izni hakkı</title>
		<link>http://www.portfoy.org/171/ekopolitika/sozlesmeli-memura-mazeret-izni-hakki/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/171/ekopolitika/sozlesmeli-memura-mazeret-izni-hakki/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 15:14:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EkoPolitika]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Türk Sağlık-Sen tarafından açılan davada mahkeme, sözleşmeli memura mazeret izni hakkını verdi. Dava sonucunda sözleşmeli memurun bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri için il dışında geçirilen günler de mazeret izni kapsamına alındı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Sağlık-Sen üyesi bir personelin, bakmakla yükümlü olduğu çocuğunun tedavisi için, sevkli olarak il dışına çıkmasına rağmen il dışında geçirdiği günlerin yıllık izninden düşürülmesi üzerine sendika tarafından dava açıldı.</p>
<p>Türk Sağlık-Sen&#8217;in açtığı davayı görüşen Sivas İdare Mahkemesi, sözleşmeli personelin izinlerinin yıllık izin, hastalık izni, doğum izni, şua izni, doğum ve ölüme bağlı mazeret izni olarak Bakanlar Kurulu kararı ile düzenlendiğini belirtti.</p>
<p>Mahkeme kararında, sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin esaslarda hüküm bulunmayan hallerde 4/B&#8217;li personelin 657 sayılı kanun hükümlerine tabi olduğu vurgulandı. Davacının, mazeret izni verilmesini gerektirecek nitelikte kabul edilebilir bir mazeretinin olduğunun altını çizen mahkeme, 657 sayılı kanunun 104. maddesi uyarınca personelin çocuğunun tedavisi için il dışında bulunduğu günlerin mazeret izni kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.</p>
<p>İl dışında geçirilen sürelerin yıllık izinden düşürülmesinde yasaya uyarlılık bulunmadığı ifade edilerek, idare işleminin iptaline karar verildi. Mevzuata göre, sözleşmeli personele, isteği üzerine; eşinin doğum yapması halinde iki gün, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde ve her olay için üç gün ücretli mazeret izni veriliyor. Mahkeme kararının emsal olarak kabul edilmesi halinde buna bakmakla yükümlü olduğu kişilere il dışında refakat ettikleri süreler de eklenecek. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/171/ekopolitika/sozlesmeli-memura-mazeret-izni-hakki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>23</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haziran&#8217;da yasa gelecek, çocuk oto koltuğu sektörü fırlayacak</title>
		<link>http://www.portfoy.org/169/sektorel/tekstil/haziranda-yasa-gelecek-cocuk-oto-koltugu-sektoru-firlayacak/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/169/sektorel/tekstil/haziranda-yasa-gelecek-cocuk-oto-koltugu-sektoru-firlayacak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 15:10:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tekstil]]></category>
		<category><![CDATA[Oto Koltuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[    Araçlarda çocuk koltuğu bulundurma zorunluluğu önümüzdeki haziranda başlıyor. Uygulama ile birlikte çocuk oto koltuğu sektörünün yüzde 60 büyümesi bekleniyor. Sektör yıl sonuna kadar 40 bin adetlik satış hedefliyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>  Araçlarda çocuk oto koltuğu bulundurma zorunluluğu, çocuk oto koltuk pazarını yüzde 60 büyütecek. Büyük bir kısmı ithal olmak üzere Türkiye&#8217;de geçen yıl 30 bin adet çocuk oto koltuğu satıldığını belirten sektör yetkililerinin tahmini 2010 yılında 40 bin adet satış rakamına ulaşılacağı yönünde. Önümüzdeki haziran ayından itibaren çocuk koltuğu uygulaması resmen başlayacak. e-bebek Genel Müdürü Halil Erdoğmuş, pazarın yüzde 60 büyümesini beklediklerini söyledi.<br />
    Çocuklarda seyahat güvenliği konusunda bir araştırma yaptıklarını anlatan Erdoğmuş, araştırma sonuçlarına göre Türkiye&#8217;de bu konudaki bilinç düzeyinin düşük olduğunu gördüklerini kaydetti. Erdoğmuş, araştırmayı 2009 Aralık ayında yaptıklarını anlatarak &#8220;Çocukların seyahat esnasında güvenliklerinin ne ölçüde sağlandığını ortaya çıkarmak ve Türkiye&#8217;de çocuk oto koltuğu kullanım oranlarını görmek amacıyla bu araştırmayı gerçekleştirdik. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, Türkiye&#8217;de oto koltuğuna oturtulması gereken çocukların yüzde 80&#8242;den fazlası oto koltuğunda seyahat etmiyor. Çocukların yüzde 30&#8242;a yakını arabanın ön koltuğunda seyahat ederken aileler de bu duruma müsaade ediyor&#8221; dedi.</p>
<p>    2009&#8242;da 30 bin adetlik satış<br />
    Geçen yıl yerli üretim hariç 22 ile 25 bin adet çocuk oto koltuğu satıldığı bilgisini veren Erdoğmuş, yerli ürünler ile birlikte satışın 27-30 bini bulduğunu kaydederek yeni yasayla birlikte bu oranın ithal ve yerli koltuk satışlarıyla birlikte 40 bin adedi bulmasını beklediklerini belirtti.<br />
    Oto koltuğunun bebeğin güvenliğini sağlama amaçlı alınan bir ürün olduğunu söyleyen Erdoğmuş, &#8220;İthal ürünlerde koltuğun bebek güvenliğini daha yüksek oranda sağlaması sebebi ile alıcı kitlenin tamamına yakını Avrupa standartlarına sahip koltukları tercih ediyor. Yerli koltukların henüz Avrupa standart belgeleri bulunmuyor. TSE belgeli üretim yapılıyor ancak bu belge güvenlik standartlarını kapsamıyor. Bu nedenle pazarın tamamına yakını ithal markaların elinde bulunuyor&#8221; diye konuştu.<br />
    En ucuz oto koltuğunun 70 TL olduğunu kaydeden Erdoğmuş, en pahalısının ise 1300 TL olduğunu belirtti. Erdoğmuş, &#8220;Fiyat ürünün markasına, Avrupa çarpışma testlerindeki güvenilirlik derecesine, kumaş kalitesine, iç kısmında kullanılan darbe emici köpük kalitesine ve IsoFix model (çocuk koltuğunu araca yerleştirmeyi sağlayan en güvenli standarda sahip model) olup olmadığına göre değişiyor. Belirtilen kriterler arasında en önemlisi özellikle Avrupa&#8217;daki çarpışma testlerinde başarılı bir derece almak. Bu koltuklar genelde fiyat sıralamasında üst sıralarda bulunuyor. Yüksek ücretli koltukların tamamı Avrupa&#8217;da üretiliyor&#8221; dedi.</p>
<p>    Ekonomik riz etkilemedi<br />
    e-bebek&#8217;in 2001 ekonomik kriz döneminde kurulduğunu ve 2009 kriz döneminde büyümesini sürdürdüğünü aktaran Erdoğmuş, internet sitesindeki satış başarısının ardından 2005&#8242;te, dünyada çok fazla uygulanmayan &#8220;click to brick&#8221; (internetten fiziki mağazaya) iş modelini benimseyerek fiziki mağazacılığa geçiş yaptıklarını söyledi. Bu yıl İzmir&#8217;de yeni açılanla birlikte İstanbul, Bursa ve Ankara&#8217;da toplam 7 mağazaya ulaştıklarını kaydeden Erdoğmuş, bu yıl içinde ayrıca İzmit ve Antalya&#8217;da da mağaza açmayı planladıklarını belirtti.<br />
    İnternet sitesi ve mağaza toplam satışlarının 2009&#8242;da bir önceki yıla göre yüzde 30 büyüdüğünü belirten Erdoğmuş, &#8220;2008&#8242;de 15 milyon TL ciro yapmıştık. Geçen yıl ise ciromuz 20 milyon TL oldu. Kriz bu sektörü ciddi anlamda etkilemedi ve bir daralma olmadı. Bunda anne-babaların bebeklerinin ihtiyaçlarına öncelik vermelerinin ve 0-3 yaş döneminde bebeklerin hızlı fiziksel büyümeleri sebebiyle ertelenemeyen ihtiyaçlarını karşılamak zorunda oluşlarının ciddi etkisi olduğunu düşünüyorum&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/169/sektorel/tekstil/haziranda-yasa-gelecek-cocuk-oto-koltugu-sektoru-firlayacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>34</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halkbank&#8217;tan TOKİ borçlarına yüzde 20 indirim</title>
		<link>http://www.portfoy.org/167/sektorel/gayrimenkul/halkbanktan-toki-borclarina-yuzde-20-indirim/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/167/sektorel/gayrimenkul/halkbanktan-toki-borclarina-yuzde-20-indirim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 15:07:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[GayriMenkul]]></category>
		<category><![CDATA[Halkbank]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[Toki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[    Halkbank, Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) ödemeleri devam eden konut sahiplerine, borçlarını yüzde 20 indirimle kapatma imkânı sunduğunu bildirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>    Halkbank, Toplu Konut İdaresi&#8217;ne (TOKİ) ödemeleri devam eden konut sahiplerine, borçlarını yüzde 20 indirimle kapatma imkânı sunduğunu bildirdi. Halkbank tarafından dün yapılan açıklamada, kampanyadan, borçlarını kapamak için 22 Mart-19 Nisan tarihleri arasında Halkbank&#8217;tan konut kredisi kullananların yararlanabildiği kaydedildi. İki farklı ödeme seçeneği bulunan kampanyada 500 TL sabit dosya masrafı ödemeyi tercih eden konut sahiplerinin, aylık kredi faiz oranı 36 ay vadede yüzde 0,85, 37-60 ay vadede yüzde 0,89, 61-120 ay vadede yüzde 0,94 oluyor. Masrafsız kredi kullanan konut sahipleri ise geri ödemelerini 60 ay vadede yüzde 0,95, 61-120 ay vadede yüzde 0,99 aylık faiz oranıyla yapıyor.</p>
<p>Ekspertiz ücreti yok<br />
Halkbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bilgehan Kuru, Halkbank&#8217;ın TOKİ ile işbirliği içinde yaptığı TOKİ İndirim Kampanyası&#8217;yla piyasadaki en cazip kredi fırsatlarından birini müşterilerine sunduğunu belirterek &#8220;TOKİ&#8217;ye borcu olan müşterilerimize hem uygun faiz oranı ile borcunu tek seferde kapatma hem de yüzde 20 indirimden faydalanma fırsatı sunuyoruz. Ayrıca, müşterilerimizden kredi işlemleri sırasında ekspertiz ücreti de almıyoruz&#8221; dedi. Kampanya, Halkbank&#8217;ın satışına aracılık etmediği TOKİ konutları için de geçerli olacak ve 19 Nisan 2010&#8242;a kadar devam edecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/167/sektorel/gayrimenkul/halkbanktan-toki-borclarina-yuzde-20-indirim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>26</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık sigortası cepleri yakıyor</title>
		<link>http://www.portfoy.org/165/sektorel/saglik/saglik-sigortasi-cepleri-yakiyor/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/165/sektorel/saglik/saglik-sigortasi-cepleri-yakiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 15:02:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[Tarihi Sağlık Reformu, New York'lular için de günün konusu oldu. Tüm ülkede yüzde 20'lik bir nüfusun mahrum olduğu sağlık sigortasını herkese ulaştıracağı düşünülen reformdan New York'luların da umutları var. New York, sağlık sigortasının en pahalı olduğu kentlerden biri. Bireysel olarak yılda aşağı yukarı 10 bin dolara, bir aileye yılda 25 bin dolar civarına mal oluyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi Sağlık Reformu, New York&#8217;lular için de günün konusu oldu. Tüm ülkede yüzde 20&#8242;lik bir nüfusun mahrum olduğu sağlık sigortasını herkese ulaştıracağı düşünülen reformdan New York&#8217;luların da umutları var. New York, sağlık sigortasının en pahalı olduğu kentlerden biri. Bireysel olarak yılda aşağı yukarı 10 bin dolara, bir aileye yılda 25 bin dolar civarına mal oluyor.<br />
New York&#8217;lu çalışanların beşte üçü sağlık sigortasını işveren tarafından sunulan bir olanak olarak kazanıyor. İşverenler, sigorta ücretinin ortalama yüzde 65&#8242;ini sigorta şirketine cebinden ödüyor, geri kalan yüzde otuz beş maaşlardan kesiliyor. New York&#8217;lu profesyoneller, yasa konusunda temkinli. Genel endişe, yasanın vergileri artırması ve yasanın etkilerini işverenin uzun vadede daha düşük maaşlar önererek çalışanlara olumsuz yansıtması. Reformun etkisiyle yıllık sigorta masrafında poliçe başına toplam 4 bin dolar yıllık artış ve dolayısıyla çalışanların da bu yükü yılda ortalama 1500 dolarlık bir artışla paylaşması anlamına gelebilecek. Ancak, kriz yüzünden halihazırda küçük şirketler kendi sigorta paylarını düşürerek çalışanlarla paylaşıyor, dolayısıyla maaşları reel olarak üçte bir kırpılmış New York&#8217;lular da var.<br />
Konuştuklarım, yasayı genel olarak sigorta fiyatlarının düşmesi umuduyla destekliyor. Yine de düşük gelirlilerin ve eskiden var olan rahatsızlıkların, ayrıca 26 yaşına kadar tüm aile fertlerinin de artık sigorta kapsamına alınması çoğunluğun yasayla ilgili olumlu ve insani bulduğu özellikler. New York&#8217;ta yaşlılara devletin sunduğu uygun fiyatlı sigorta hizmeti Medicaid&#8217;den halihazırda 4 milyon kişi yararlanıyor. Yasa sayesinde 1 milyon kişi daha bu hizmetten yararlanabilecek.</p>
<p>ULAŞIM</p>
<p>Metroda 90 milyon dolarlık tasarruf yapılacak<br />
New York metroları 90 milyon dolarlık tasarrufa gidiyor. Ekonomik kriz, New York&#8217;un metrolarını da vurdu. Yüzde 95 gibi güvenilir bir dakiklikle günde toplam 2.5 milyon kişiyi evden işe ve okula taşıyan metro hatlarında yapılan değişiklikler, New York&#8217;luları bugünlerde meşgul eden konulardan biri. Manhattan&#8217;ın altını baştan başa kat eden ve New York&#8217;un diğer semtlerine uzanan 1, 2, N, L gibi adlarıyla en popüler toplu taşıma aracı olan metroları ve yanı sıra otobüs, tren gibi tüm diğer toplu taşıma sistemlerini işleten MTA, bağlı olduğu Albany South eyaletindeki bütçe açığının bir uzantısı olarak, geçen yıl 600 milyon dolara yakın bir açık ilan etmişti. MTA yaz başında yeni CEO&#8217;su Jay Wilder&#8217;la bu eylem planını devreye soktu.<br />
Eylülden beri planlanan bir dizi önlem paketiyle 90 milyon dolarlık bir tasarruf hedefleyen şirketin uygulamaya soktuğu plan, kısa dönemde New York&#8217;luları epey sıkıntıya sokacak gibi görünüyor. New York, ABD&#8217;nin en zengin kentlerinden biri olsa da New York&#8217;ta çok farklı gelir kademelerinden insan yaşıyor. MTA şirketi, 30&#8242;u aşkın otobüs rotasını ve iki metro hattını kaldırarak uzak semtlerden Manhattan&#8217;a yolculuk edenleri zorlamak bir yana, özellikle öğrenci indiriminin kaldırılması planı Bronx ve Brooklyn semtlerinde ikamet eden daha düşük gelirli öğrencilerin velilerini isyan ettirdi.<br />
Kamu sektörü planlama uzmanı Kemal Karakaya diyor ki: &#8220;Bu proje kısa dönemde New York&#8217;luları zorluyor. Ancak uzun vadede New York&#8217;luların lehine olacak.&#8221; Proje ayrıca MTA&#8217;nın kendi içinde yeniden yapılanmasını ve mevcut birimlerinin tek bir çatı altında toparlanmasını da içeriyor. Şirket, 70 bin çalışanıyla kentin en önemli işverenlerinden biri olduğundan, bu projenin parçası olarak hedeflenen erken emeklilik ve işten çıkarmalar New York ekonomisini etkileyecek diğer yan etkiler olacak. &#8220;Toplu taşıma sistemlerinin teknolojik altyapısının yenilenmesi gibi projeler uygulamaya sokularak, toplu taşımada hizmet kalitesinin artması sağlanacak&#8221; diyen Karakaya, projenin şirketin hantallaşan yapısından kurtulmasına katkıda bulunarak, uzun vadede New York ulaşımına olumlu katkıları olacağını belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/165/sektorel/saglik/saglik-sigortasi-cepleri-yakiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>73</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mobil imzayla adres bildirimi devrede</title>
		<link>http://www.portfoy.org/163/ekopolitika/mobil-imzayla-adres-bildirimi-devrede/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/163/ekopolitika/mobil-imzayla-adres-bildirimi-devrede/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 14:58:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EkoPolitika]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Mobil İmza]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=163</guid>
		<description><![CDATA[Zorunlu adres bildirimini cep telefonunuzdan yapabilirsiniz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Turkcell&#8217;in, Nüfus Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile yaptığı işbirliğiyle, zorunlu adres bildirimi de Turkcell Mobil İmza ile gerçekleştirilebiliyor.Turkcell Mobil İmza kullanıcıları, ikametgah adresleri değiştiğinde, ilçe nüfus müdürlüklerine gitmek yerine Nüfus Vatandaşlık İşleri&#8217;nin internet sitesine girerek, mobil imza aracılığıyla bildirimlerini gerçekleştirebiliyor.</p>
<p>Konuya ilişkin olarak soruları yanıtlayan Turkcell Ürün ve Servis Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Bayrakdar, ikametgahlarını değiştiren vatandaşların, 20 iş günü içinde nüfus müdürlüklerine başvurarak yeni adreslerini kayıt ettirmemeleri durumunda 329 lira para cezası ile karşı karşıya kalabildiklerini anımsatarak, yeni işbirliğinin önemine dikkati çekti. Bayrakdar, bu uygulamanın hem bildirimde bulunması gereken kişiler, hem de Nüfus müdürlüklerinde operasyonel verimlilik açısından faydalı olacağına işaret etti. Mobil imzanın şirketlerin iç süreçlerinde verimliliği artırmak için de önemli bir rol oynayabileceğini belirten Bayrakdar, &#8221;Artık sözleşmeleri de mobil imza ile yapar ve bunu bir hizmet olarak temin eder duruma geliyoruz. Şirketlerde iş akışı mantığıyla içeride kağıt doldurmak yerine buralara onay verirken imza attığınız her noktada mobil imzayı kullanabilirsiniz&#8221; şeklinde konuştu. Bugüne kadar mobil imzanın 6 milyon kez kullanıldığını söyleyen Bayrakdar, &#8221;Sadece 2009 yılında 2,4 milyon mobil imzalama işlemi gerçekleştirildi. Bu yılın ilk 2 ayına baktığımızda da yüzde 50&#8242;ye yakın artış var&#8221; dedi.</p>
<p>NASIL YAPILIYOR?</p>
<p>Bayrakdar&#8217;ın verdiği bilgilere göre mobil imza başvurusunda bulunmak isteyen Turkcell abonelerinin ad ve soyadını yazarak 2929&#8242;a yollaması, çağrı merkezini araması ya da bir Turkcell bayisine gitmesi gerekiyor. Şu anda mobil imzanın sınırsız kullanımı 5 lira ile ücretlendirilirken, ileride başka ücret tarifelerinin de çıkarılabileceği öngörülüyor. Turkcell mobil imza kullanıcılarının adres bildirimi değişiklikleri için https://adres.nvi.gov.tr/pages/bildirim/internetbeyan/internetbeyan.aspx web adresini kullanmaları gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/163/ekopolitika/mobil-imzayla-adres-bildirimi-devrede/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>50</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kredi var, pas veren yok</title>
		<link>http://www.portfoy.org/160/finans/kredi-var-pas-veren-yok/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/160/finans/kredi-var-pas-veren-yok/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 14:54:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/160/finans/kredi-var-pas-veren-yok/</guid>
		<description><![CDATA[Ekonomi yönetiminin ‘kredi musluğunu açmıyorlar’ diye eleştirdiği bankacılar isyan etti: KOBİ kredilerinde ortalama yüzde 11’le Cumhuriyet tarihinin en uygun koşullu kredisini veriyoruz ama yine de talep yok]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde ekonomi yönetiminde bankalara yöneltilen eleştiriler yeniden artınca bankacılar adeta isyan etti. Ekonomi yönetimi bankaları kredi musluklarını kesmek ve krizin Türkiye’de daha da derin hissedilmesine sebep olmakla suçlarken, likidite sorunu  yaşamadıklarını söyleyen üst düzey banka yöneticileri ise özellikle küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ) segmentinde Cumhuriyet tarihinin en uygun kredi  koşullarıyla kredi imkânı sunmalarına rağmen kredi verecek müşteri bulmakta zorlandıklarını söylüyor. Küresel ekonomik kriz öncesi dönemde yüzde 15’ler seviyesine kadar inen ticari ve KOBİ kredisi faiz oranları, krizin zirve yaptığı 2008 son çeyreği ve 2009  ilk çeyreğinde yüzde 25’lere fırlamıştı. Hatta bazı firmalarda bu oranının yüzde 30’a vardığı biliniyordu. Ancak daha sonra bütün dünyada başlayan faiz indirimleriyle Merkez Bankası’nın faizi tek haneye çekmesi ve bankalar arasında yaşanan rekabet ile kredi faizleri de jet hızla indi.</p>
<p>SİPARİŞE ÇALIŞIYORLAR KREDİ TALEBİ OLMUYOR</p>
<p>İsmini vermek istemeyen banka genel müdürleri, KOBİ kredilerinde ortalama faizin yüzde 11’e düştüğünü, bazı firmalar için bu oranın daha da aşağıya çekilebildiğini belirterek, söz konusu bu oranların Cumhuriyet tarihinin en uygun koşulu olduğunu kaydettiler. Kriz öncesi dönemde hem stoka hem de ihracata yönelik üretim olduğunu ve tıkır tıkır işleyen bir sistem olduğunu anlatan bankacılar, “Şimdi hem talep çok canlı değil hem de finansal tarafta çekilen sıkıntılardan dolayı stok yerine üretici, satabileceği kadar, siparişe yönelik üretime geçti. İhracat hâlâ çok düşük. Bugünkü veriler ışığında. Yeni yatırımlar kredi piyasasında talep yaratacak kadar kuvvetli değil. Kredi fiyatları bu nedenle tarihinde olmadığı kadar düşük seviyeleri görmüş durumda” diye konuştular. Bankacılar, kredi piyasasında sorunun bankaların kredi vermemesi değil, Cumhuriyet tarihinin en uygun koşullarına rağmen kredi talebinin olmaması olduğunu belirtti.</p>
<p>’Daha düşük faiz için mevduat da düşmeli’</p>
<p>Bankacılar,kredi fiyatlarının daha da düşmesi için, Merkez Bankası faizinin değil, mevduatın düşmesi gerektiğini belirtiyor. Kredi faizi ile mevduat arasında bire bir ilişki olduğunu söyleyen bankacılar, mevduat ile Merkez faizi arasında kolerasyonun en zayıf noktada olduğunu belirtiyor. Bankacılar, normalde Merkez faizinin 1-1.5 puan<br />
üzerinde oluşan mevduatın şu an 3.5-4 puanın üzerine çıktığını, bunun da kredi faizinin  daha da düşmesini engellediğini söylüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/160/finans/kredi-var-pas-veren-yok/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cep&#8217;te kontör bitiyor, kuruş devri başlıyor</title>
		<link>http://www.portfoy.org/158/anasayfa/cepte-kontor-bitiyor-kurus-devri-basliyor/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/158/anasayfa/cepte-kontor-bitiyor-kurus-devri-basliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 12:07:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anasayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Avea]]></category>
		<category><![CDATA[Kontör]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>
		<category><![CDATA[Vodafone]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=158</guid>
		<description><![CDATA[    GSM sektöründe şimdi de "kuruş" rekabeti başladı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 1 Nisan'dan itibaren uygulanmasını öngördüğü kontörden TL'ye geçişle, cepte kontör rekabetinin yerini kuruş alacak. Operatörler, geçişin sorunsuz olması için tüm ekiplerini alarm durumuna geçirdi. Türk Telekom'un ankesörlü telefonlarda kullanılan kontörler de Ocak 2011'de TL'ye geçirilecek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>    GSM sektöründe şimdi de &#8220;kuruş&#8221; rekabeti başladı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu&#8217;nun 1 Nisan&#8217;dan itibaren uygulanmasını öngördüğü kontörden TL&#8217;ye geçişle, cepte kontör rekabetinin yerini kuruş alacak. Operatörler, geçişin sorunsuz olması için tüm ekiplerini alarm durumuna geçirdi. Türk Telekom&#8217;un ankesörlü telefonlarda kullanılan kontörler de Ocak 2011&#8242;de TL&#8217;ye geçirilecek.<br />
    Yeni dönemin ürünleri üzerinde çalışan operatörler arasında artacak rekabetle fiyatların da aşağı inmesi bekleniyor. Kontör devrini kapatan uygulamanın aboneler açısından çok önemli olduğunu anlatan Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Genel Sekreteri Rıdvan Uğurlu, &#8220;Rekabete şefaflık gelecek. Çünkü bugüne kadar kullanılan kontörlerde tariflenmiş bir birim yoktu. Herkesin kendine göre bir kontör uygulaması vardı&#8221; dedi.</p>
<p>    Kontörler ne olacak<br />
    Abonelerin ve bayilerin ise yeni dönemle ilgili kafası karışık. Aboneler, &#8220;Kontörlerim ne olacak?&#8221; diye satış noktalarının kapısını arşınlarken bayiler ise yeterli bilgi sahibi olmamaktan yakınıyor. Bayiler, &#8220;Abonelerin birçoğu şaşkın. Her gelen ‘Kontörlerim ne olacak&#8217; diye soruyor&#8221; diyerek soru işaretlerinin giderilmediğinden yakınıyor.<br />
    Yeni dönemde bilgilendirme ve şeffaflığa uymayan operatörler cirolarının yüzde 1 ile 3&#8242;ü arasında bir para cezasıyla karşı karşıya kalacak.</p>
<p>    TURKCELL<br />
    26 milyon Hazırkart&#8217;lı geçiş yapacak<br />
     Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Lale Saral Develioğlu, sistemin abonelere getireceği yararların yanı sıra operatörlere de abonelerin kullanımlarını daha rahat takip etme imkânı sağlayacağını belirtti. Develioğlu, 26 milyon Hazırkart müşterisini 1 Nisan&#8217;da kontörden TL kullanımına kesintisiz geçirmek için hazır olduklarını söyledi. Develioğlu, &#8220;Yüksek abone sayımızın olması, geçişin 1 günde ve tüm müşterileri aynı anda etkilemesi gibi nedenler ek zorluklar getiriyor. Kolay uyum için kontörlüdeki birçok yöntemi aynı tuttuk&#8221; dedi.</p>
<p>    VODAFONE<br />
    Kartları sınıflandırdı, web sitesi açacak<br />
    Vodafone kontörlü kartları TL&#8217;ye çevirirken rekabete yeni bir sınıflama da getirmiş oldu. Cep lira kartları klasik, gold ve platin diye sınıflandıran Vodafone&#8217;nun Türkiye Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Öğüt, geçiş sürecinde aboneleri bakiyelerindeki kontörlerin kaç TL&#8217;ye dönüştüğü konusunda bilgilendireceklerini söyledi. SMS gönderimleri dışında, abonelerin kontörden TL&#8217;ye geçişle ilgili bilgi alabilecekleri bir web sayfası hazırlıkları olduğunu da kaydeden Öğüt, &#8220;Web sitemizi 1 Nisan itibariyle devreye sokacağız&#8221; dedi.</p>
<p>    AVEA<br />
    Tarife ücretlerini 1 Nisan&#8217;da açıklayacak<br />
    Avea Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcı Hakan Kaplan, geçiş için gerekli tüm altyapı çalışmalarını tamamladıklarını söyledi. Kaplan, geçişle ilgili abonelerin herhangi bir işlemi yapmasına da gerek olmadığını belirtti. Abonelerin faydalandıkları avantajlı ürün ve servislerin de aynen devam edeceğini söyleyen Kaplan, &#8220;1 Nisan&#8217;dan sonra da avantajlı tarifeler devam edecek. Ancak tarife ücretlerini ve yükleme kartı ücretlerini 1 Nisan&#8217;da açıklayacağız&#8221; diye konuştu.</p>
<p>    Sistem nasıl işleyecek?<br />
    * Alınan kontörler 1 Nisan&#8217;dan itibaren direkt paraya çevirilecek * Yükleme sonrası işletmeci tüketiciye mesajla tarifeleri yollayacak<br />
    * Her kullanımdan sonra konuştuğu dakika ve ödeme konusunda abone bilgilendirilecek<br />
    * Aboneler en son 6 aylık kullanım bilgilerine SMS ve çağrı merkezleriyle ulaşabilecek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/158/anasayfa/cepte-kontor-bitiyor-kurus-devri-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>40</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye Sağlık Turizminden yılda 8 milyar dolar gelir elde edebilir</title>
		<link>http://www.portfoy.org/156/sektorel/saglik/turkiye-saglik-turizminden-yilda-8-milyar-dolar-gelir-elde-edebilir/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/156/sektorel/saglik/turkiye-saglik-turizminden-yilda-8-milyar-dolar-gelir-elde-edebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 12:03:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=156</guid>
		<description><![CDATA[    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu tarafından hazırlanan raporda sağlık turizmine KDV teşviki sağlanması halinde 2015'ten itibaren Türkiye'nin yıllık 8 milyar dolar gelir elde edebileceği kaydedildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu tarafından hazırlanan raporda sağlık turizmine KDV teşviki sağlanması halinde 2015&#8242;ten itibaren Türkiye&#8217;nin yıllık 8 milyar dolar gelir elde edebileceği kaydedildi.</p>
<p>    Sadece deniz, kum, güneş ülkesi olmaktan çıkan Türkiye, sağlık turizminde Uzakdoğu ile rekabet ediyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu&#8217;nun (DEİK) hazırladığı sağlık raporuna göre Türkiye, İsrail, Hindistan ve Singapur gibi ülkeler sağlık hizmetlerinde sunduğu uygun fiyatlarla dünya sağlık turizminde başa oynayacak. Rapora göre sadece sağlık hizmetlerinin ucuzluğu değil, ülkenin turizm potansiyeli de hesaba katıldığında ise her yıl 30-40 bin yabancı hastanın geldiği Türkiye&#8217;nin rakipleri azalıyor. Sektöre Katma Değer Vergisi (KDV) teşviki getirilmesi halinde Türkiye&#8217;ye 2015&#8242;ten itibaren 1 milyon hasta geleceği ve yılda 8 milyar dolar gelir elde edilebileceği belirtiliyor.</p>
<p>    Türkiye&#8217;de ABD&#8217;den ucuz<br />
    Rapora göre, ucuz sağlık hizmetleri nedeniyle tercih edilen ülkelerin başında Hindistan, Türkiye, Tayland, Singapur ve Tayvan geliyor. Sağlık hizmetlerinde en ucuz ülke hastalığa göre değişiyor. En pahalı ülke ise yaklaşık 50 milyon kişinin tedavisini nakit parayla yaptığı ve bir dönem varlıklı Türklerin de tercih ettiği ABD. Bu ülkede 129 bin dolara mal olan by-pass ameliyatı, Türkiye&#8217;de 11-15 bin dolara yapılabiliyor. Bu alanda en ucuz ülke ise 8666 dolarla Hindistan. Son dönemde rağbet gören liposuction (yağ aldırma) ameliyatı ise Türkiye&#8217;de 3333 dolara yapılırken Tayland&#8217;da fiyat 1200 dolara kadar düşüyor. Hindistan liposuction için 2500 dolar, Singapur ise 3000 dolar fiyat veriyor.<br />
    Beyin tümörlerinde bir tür ameliyatsız tedavi yöntemi olan &#8220;gamma knife&#8221; için Türkiye&#8217;deki fiyatların düşüklüğü dikkat çekiyor. Bu hizmet için ABD&#8217;de 40 bin dolar, İngiltere&#8217;de 25 bin, Almanya&#8217;da ise 20 bin dolar istenirken Türkiye&#8217;de 8676 dolara bu hizmetten faydalanmak mümkün. Türkiye&#8217;nin en rekabetçi fiyat sunduğu tedavi hizmetlerinden biri omurga ameliyatı. Bu alanda Türkiye&#8217;deki giderler 7125 dolar olarak ölçülürken Hindistan 12 bin, Singapur 9 bin dolar fiyat veriyor. Omurga ameliyatı Tayland&#8217;da 7 bin, Tayvan&#8217;da ise 5900 dolara yapılıyor.</p>
<p>    Teşvik sektörü uçurur<br />
    DEİK&#8217;in Maliye Bakanı Mehmet Şimşek&#8217;e sunduğu raporda, Türkiye&#8217;nin tıp turizminde rekabetçi fiyatlarla tedavi hizmeti sunabilmesi için KDV teşvikinin gereği üzerinde duruldu. Sağlık turizminin döviz kazandırıcı bir faaliyet olduğuna dikkat çekilen raporda, bu sektörde kullanılan malzemeler ve tüm sağlık hizmetleri için KDV iadesi getirilmesi gerektiği belirtiliyor. KDV Kanunu&#8217;nda bu yönde bir düzenleme yapılmasının Türkiye&#8217;ye döviz kazandıracağı savunulan raporda, tıp turizmine KDV&#8217;den muaf statüsü kazandırılması halinde kısa vadede uğranılan vergi kaybının uzun vadede sağlık sektörünün kalkınmasını sağlayarak kazanca dönüşeceğine dikkat çekiliyor. Bu yönde adımlar atılması halinde Türkiye&#8217;nin sadece tıp turizminden 2015 yılından itibaren yıllık 8 milyar dolar gelir hedefleyebileceğine raporda yer verildi.</p>
<p>    Sınır illerinde hareketlendi<br />
    Universal Hospitals Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, Güneydoğu&#8217;daki illerde sağlık turizmi faaliyetinde canlanma gözlendiğine dikkat çekti. Batılı ülkelerden vize almakta zorlanan Ortadoğu&#8217;daki varlıklı kişilerin tedavi için giderek daha fazla Türkiye&#8217;yi tercih etmeye başladığına dikkat çeken Ofluoğlu, &#8220;Sınır illerde bir hareketlenme söz konusu. Yatırımcılar bu hareketlenmeyi iyi bir şekilde analiz ederek yatırımlarına yön verecekler&#8221; dedi.</p>
<p>    17 milyon ABD&#8217;li dışarı gidiyor<br />
    Hastanelere tıp turizminin inceliklerini öğreten Makro Eğitim&#8217;in eğitmenlerinden Levent Baş, 2017 yışında yalnızca ABD&#8217;den 17 milyon civarında hastanın ülke dışında tedavi olmasının beklendiğini söyledi. Baş, ABD dışında Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Katar, Azerbaycan, Kazakistan, Ermenistan, Gürcistan, Suriye, Arnavutluk, Bosna Hersek gibi ülkelerin de sağlık turizmi için Türkiye&#8217;ye yönelebileceğini belirterek &#8220;Bu ülkeler tıbbi yeterlilikte sıkıntılı ve en az Avrupa pazarı kadar önemli bir gelir kalemi oluşturmaya aday görünüyorlar&#8221; dedi.</p>
<p>    Araplar, Türkiye&#8217;ye saç nakline geliyor<br />
    Türkiye&#8217;de gittikçe gelişen sağlık turizmi, estetik operasyonlardan sonra saç nakline kadar uzanıyor. Transmed Saç&#038;Kozmetik Cerrahi Kliniği&#8217;nin Medikal Direktörü Melike Külahçı, &#8220;Saç nakli, sağlık turizmi için oldukça elverişli bir alan. Yurtdışından birçok kişi saç nakli için Türkiye&#8217;yi tercih etmeye başladı. Kriz öncesi Avrupa&#8217;dan gelen hastalara şimdi Arap ülkeleri de eklendi. 2009 yılında Kuveyt pazarından gelen talepte yüzde 200 artış yaşadık&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/156/sektorel/saglik/turkiye-saglik-turizminden-yilda-8-milyar-dolar-gelir-elde-edebilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>54</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

