<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Portfoy.Org &#187; Gıda</title>
	<atom:link href="http://www.portfoy.org/category/sektorel/gida/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.portfoy.org</link>
	<description>Ekonomi Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Sep 2011 19:29:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Portakalda artış kolacıları vuracak</title>
		<link>http://www.portfoy.org/150/sektorel/gida/portakalda-artis-kolacilari-vuracak/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/150/sektorel/gida/portakalda-artis-kolacilari-vuracak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 09:02:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[ABD'deki karakışla oluşan arz sıkıntısı, piyasalarda işlem gören donmuş portakal suyu fiyatlarını 22 ayın zirvesine çıkardı. Yıllık artışı yüzde 80'e varan fiyatlardan en çok içlerinde Coca-Cola ve Pepsi gibi devlerin de olduğu içecek sektörünün etkilenmesi bekleniyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#8217;deki karakışla oluşan arz sıkıntısı, piyasalarda işlem gören donmuş portakal suyu fiyatlarını 22 ayın zirvesine çıkardı. Yıllık artışı yüzde 80&#8242;e varan fiyatlardan en çok içlerinde Coca-Cola ve Pepsi gibi devlerin de olduğu içecek sektörünün etkilenmesi bekleniyor.<br />
ABD&#8217;de iklimsel koşullar nedeniyle arz sorunu yaşanan portakal üretiminde, uluslararası borsalarda da fiyat artışı yaşandı. Uluslararası borsalarda işlem gören donmuş portakal suyu fiyatları bir yılda yüzde 80&#8242;e yakın artış oranına ulaştı. Bu artıştan ise en çok içlerinde Coca-Cola ve Pepsi gibi devlerin olduğu içecek sektörünün etkilenmesi öngörülüyor. Maliyeti artacak olan içecek sektörünün fiyatlarına zam yapması, talepte düşüş tehlikesini doğurabilir.<br />
ABD&#8217;deki portakal üretim merkezi Florida&#8217;da aşırı soğuk hava bu bölgenin tarihinin en düşük ikinci rekolte rakamını görmesine neden oldu. ABD Tarım Bakanlığı, Florida&#8217;daki toplam narenciye üretiminin 2009-2010 sezonunda 136 milyon kutuya kadar gerileyeceğini açıklamıştı. Bu durum, geçen sezonda 162 milyon kutu olan toplam üretimin yüzde 16 kayıp yaşayacağına işaret ediyor. Portakal suyunda baz alınan her bir kutunun ağırlığı yaklaşık 41 kg (90 pound). Florida&#8217;daki bir diğer sıra dışı durum ise ürün boyutlarında görüldü. Kış koşullarından etkilenen ürünlerin bu sene daha küçük olması, üreticinin moralini bozan etkenlerden biri oldu. 10 milyar dolarlık portakal suyu endüstrisinde fiyatların artması, Florida&#8217;daki üreticilerin yanı sıra uluslararası ticaret borsalarını, Coca-Cola ve Pepsi gibi büyük şirketleri etkiliyor. Yıllık artışı yüzde 78&#8242;i geçen donmuş portakal suyu fiyatları dün ICE&#8217;de 22 ayın en yüksek düzeyine çıkarak poundu 1.3285 dolardan işlem gördü. </p>
<p>Türkiye&#8217;de talep artıyor<br />
Türkiye&#8217;de ise narenciye deposu olarak adlandırılan Çukurova&#8217;da, rekoltenin geçen yıla göre düşük olmasına rağmen, başta yurtdışı olmak üzere iç piyasada da artan taleple birlikte yükselen fiyatların üreticileri memnun ettiği belirtiliyor.<br />
Kozan Turunçgil Üreticileri Birliği (KOZTÜB) Başkanı Nufel Duran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çukurova narenciye üretiminde önemli bir yere sahip Kozan ilçesinde, narenciye üreticisinin kazançlı bir yıl geçirdiğini söyledi. İlçede, yaklaşık 100 bin dekar alanda narenciye üretiminin yapıldığını anlatan Duran, &#8220;Geçen yıla göre rekoltede düşüş yaşanmasına rağmen, bu yıl limonun ardından, mandalina ve portakal da kazandıran ürünler arasına girdi. Bunda ise Irak pazarının açılması ile hareketlenen ihracat ve narenciyenin domuz gribine karşı koruyucu tedavi yöntemi olarak tavsiye edilmesi etkili oldu&#8221; dedi.<br />
Kozan&#8217;da yetişen narenciyenin, bol sulu, tatlı aromalı, çekirdeksiz ve ince kabuklu olması nedeniyle fazlaca tercih edildiğini belirten Duran, &#8220;25 bin dekar alanda üretilen limonun tamamı toplanarak değerlendirildi. Üreticilerimizin geçen yıl 40 kuruş civarında sattığı limonun kilogramı bu yıl 75 kuruşa kadar yükseldi&#8221; dedi. İlçedeki portakal bahçelerinde de hasadın başladığını belirten Duran, ‘Washington&#8217; cinsi portakalda verimin önceki yıllara oranla yüzde 50 düşük olmasına rağmen, yerli portakal rekoltesinin ise normal seviyede olduğunu ifade etti.</p>
<p>TÜRKİYE&#8217;DE HASAT ŞUBATA KADAR SÜREBİLİR<br />
Portakalların bahçede 60-70 kuruştan satılmaya başladığını ifade eden Nufel Duran, &#8220;Hava koşullarının iyi gitmesi durumunda hasat şubat ayı ortalarına kadar sürer. İlerleyen günlerde ürünlerin dalında 1 TL&#8217;ye kadar yükselmesini bekliyoruz&#8221; diye konuştu. Kozan&#8217;daki narenciye ürünlerinin sofralık olduğunu ancak sanayi tipi üretimin teşvik edilmesi halinde bölgede bir meyve suyu fabrikası kurulabileceğini de anlatan Duran, iç piyasadaki tüketimin de artırılması gerektiğini söyledi. Duran, narenciye üretimi yapan çiftçinin bilinçlendiğini, reçeteli zirai ilaç kullanımına geçilmesiyle de ihracatın önündeki en büyük engel olan ilaç kalıntısı ile mücadelede ise yüzde 99 oranında başarı sağlandığını söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/150/sektorel/gida/portakalda-artis-kolacilari-vuracak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Coffee Village&#8217;ın hikayesi tekstilciyi kahveci yaptı</title>
		<link>http://www.portfoy.org/144/sektorel/gida/coffee-villagein-hikayesi-tekstilciyi-kahveci-yapti/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/144/sektorel/gida/coffee-villagein-hikayesi-tekstilciyi-kahveci-yapti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 08:59:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=144</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye'de hızla çoğalan kahve piyasasına Coffee Village markası ile yeni giren Zekai Aydın, 2010 yılında 25 şube açacak. Tüm yatırımı kendi özsermayesiyle yapacak olan firma, her şube için 250-300 bin TL arasında yatırım yapacak. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de hızla çoğalan kahve piyasasına Coffee Village markası ile yeni giren Zekai Aydın, 2010 yılında 25 şube açacak. Tüm yatırımı kendi özsermayesiyle yapacak olan firma, her şube için 250-300 bin TL arasında yatırım yapacak. </p>
<p>İş gezisi için gittiği Costa Rica&#8217;da Coffee Village&#8217;ın hikâyesini duyan ve markanın haklarını satın alarak Türkiye&#8217;ye taşıyan tekstilci Zekai Aydın, franchise vermeden büyüme planları yapıyor. Önümüzdeki yıl sadece İstanbul&#8217;da 25 mağaza açmayı planlayan Aydın, maliyetini özsermayesinden karşılayacağı her mağaza için 250 ila 300 bin TL&#8217;lik yatırım yapacak. 25 mağazaya ulaştıktan sonra franchise vermeyi düşünebileceklerini söyleyen Aydın, &#8220;Biz diğer kahve zincirleri gibi franchise ile büyümek istemiyoruz. Belirlediğimiz konseptin, bizim planlarımız dahilinde ilerlemesini istiyoruz. Önce Coffee Village&#8217;nin kültürü otursun, sonra franchise vermeyi düşünebiliriz&#8221; dedi. İlk mağazayı geçen ay Moda&#8217;da açtıklarını aktaran Aydın, İstanbul&#8217;da Nişantaşı, Beşiktaş, Bağdat Caddesi, Ortaköy ve Bakırköy gibi semtlerde 159 lokasyon tespit ettiklerini, çok yakında da Maslak&#8217;ta ikinci şubelerini açmayı planladıklarını kaydetti.</p>
<p>Pişmaniye ile kahvesi servisi<br />
Türkiye&#8217;de yerleşik kahve evi kavramını ve kahve piyasasını değiştirmek amacıyla sektöre girdiklerinden bahseden Aydın, kahve pazarını yaklaşık 4 firmanın paylaştığını, bunların da Türkiye&#8217;deki mağazalarında kahveyi, yurtdışına oranla daha pahalıya sattığını savundu. Coffee Village&#8217;de fiyatların da düşük olduğunu dile getiren Aydın, &#8220;İnsanlar böyle bir mekana geldiğinde çok para harcamadan çıkmalı. Yabancı rakiplerimiz yurtdışında daha ucuzlar. Türkiye&#8217;de ilk defa bizim sunduğumuz pişmaniyeli Türk Kahvesi&#8217;nde normal satış fiyatımız 2.40 TL. Moda&#8217;da yer alan tüm banka şubelerinin tüm çalışanlarına da mesai saatlerinde normal mönü fiyatlarından yüzde 50 indirim yapıyoruz. Öğrencilere, sağlık çalışanlarına da özel indirimler yolda&#8230; Hedefimiz ise 1 yıl içinde Moda&#8217;da, kahve denince herkesin bildiği ve geldiği bir yer olmak&#8221; dedi. </p>
<p>Türkiye&#8217;de tekstil bitti<br />
Bu işe girmeden önce 20 yıl tekstil sektöründe üretim ve ihracat yaptığını anlatan Aydın, krizle birlikte sektörde büyük zorluk yaşandığını hatırlatarak, kendisinin de farklı arayışlara girdiğini dile getirdi. Yaptığı araştırmalar sonunda kahve işine girmeye karar verdiğini ifade eden Aydın, &#8220;Bu sektörün önü açık bence. Tekstil, artık ihracatı sürükleyen sektör olmaktan çıkacak. Bu sektör, yeniliklerin sürekli takip edildiği çok renkli bir sektör. Ben de 20 yıl tekstil ürünlerini Almanya&#8217;ya ve diğer Avrupa ülkelerine sattım. Ama Türkiye&#8217;deki maliyetlerle bu iş yapılmıyor. Kalan işlerimi de bitirip tekstil işini tamamen bırakacağım&#8221; diye konuştu. </p>
<p>DON JUAN&#8217;IN HİKAYESİ İLGİSİNİ ÇEKTİ<br />
Coffee Village&#8217;ı Türkiye&#8217;ye getirme hikâyesini de anlatan Aydın, şunları söyledi: &#8220;İş gezisi için Costa Rica&#8217;ya gitmiştim. Orada Village Coffee markasının hikâyesini duydum ve çok ilgimi çekti. Ben de Costa Rica&#8217;nın kahve ekimi yapılan Valle Central bölgesini ziyaret ettim. Orada köylerin iki geçim kaynağı var: Kahve çekirdeği yetiştiriciliği ve toplanan bu çekirdek kahvelerin eşeklerle sahildeki kahve toptancılarına ulaştırılması&#8230; Juan Ricard Callas, ki ölümünden sonra herkes onu &#8220;Don Juan&#8221; olarak anmış, bu kahve taşıyıcılarından biriymiş. Çalışkanlığı ve güvenilirliğiyle farklı biriymiş. Sadece kahve taşımıyor, kahve toptancılarının çiftçilere ödenecek parasını da o taşıyormuş. Don Juan ölünce, şehirdeki kahve toptancıları onu, eşeğini ve köyünü ölümsüzleştirmek için Village Coffee adıyla anılan kahve markasını kurmuşlar. Marka ilk olarak Amerika&#8217;ya gitmiş.&#8221;<br />
Markanın Türkiye isim hakkını satın aldıklarını kaydeden Aydın, &#8220;Coffee Village markasını bir aile şirketi olarak Türkiye&#8217;ye getirdik. Bu sebeple de yüzde 100 Türk&#8217;tür. Markanın haklarını satın alırken de anlaşmamızı bu şekilde imzaladık&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/144/sektorel/gida/coffee-villagein-hikayesi-tekstilciyi-kahveci-yapti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toparlanma sinyalini ambalaj sektörü verdi</title>
		<link>http://www.portfoy.org/116/sektorel/gida/toparlanma-sinyalini-ambalaj-sektoru-verdi/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/116/sektorel/gida/toparlanma-sinyalini-ambalaj-sektoru-verdi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 09:04:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Perakandecilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=116</guid>
		<description><![CDATA[Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ekimden itibaren ekonomide toparlanma sinyallerinin güçlendiğini söyleyerek asıl toparlanmanın ise 2010'da ortaya çıkacağını söyledi. Şimşek ambalaj sektöründe toparlanma olduğunu belirterek 'Demek ki ekonomoki faaliyetlerde artış sözkonusu' dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ekimden itibaren ekonomide toparlanma sinyallerinin güçlendiğini söyleyerek asıl toparlanmanın ise 2010&#8242;da ortaya çıkacağını söyledi. Şimşek ambalaj sektöründe toparlanma olduğunu belirterek &#8216;Demek ki ekonomoki faaliyetlerde artış sözkonusu&#8217; dedi.</p>
<p>Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, birçok sektörde aldıkları sinyallerin, ekonomide toparlanmanın başladığına ilişkin işaretlerle dolu olduğunu söyledi.<br />
Gelir İdaresi Başkanlığı Vergi İletişim Merkezi&#8217;nde dün incelemelerde bulunan Şimşek gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ekim ayından itibaren ekonomide toparlanma sinyallerinin güçlendiğini belirterek, &#8220;İlk defa ekim ayında ihracat artış gösterdi, bunda baz etkisi büyük ama yine de ihracattaki düşüşün durmuş olması, önceki yılın aynı ayına göre artması bence önemli sinyal&#8221; dedi.<br />
Kapasite kullanım oranlarında küçük de olsa bir artışın ortaya çıktığına vurgu yapan Şimşek, şöyle konuştu: &#8220;Bunlar aylık rakamlar, bunlardan bir sonuca ulaşmak ve trend konusunda yorum yapmak zor. Aylık rakamlar henüz yeterli değil. Biz zaten yıl sonuna doğru göreceli bir toparlanma öngörüyorduk. Esasen toparlanma 2010&#8242;da ortaya çıkacak.&#8221;<br />
Yaptığı temaslarda edindiği bilgiye göre, ambalaj sektöründe bir toparlanmanın olduğunu ifade eden Şimşek, &#8220;Orada toparlanma varsa demek ki başka sektörlerdeki ekonomik faaliyetlerde bir artış söz konusu. Alışveriş merkezlerinde de cirolarda önemli bir artış var&#8221; diye konuştu. </p>
<p>Bütçe açığı beklediğimiz gibi<br />
Şimşek, Türkiye ve dünya için güçlü, kalıcı bir büyüme için dördüncü çeyreğin erken olabileceğini, bunun ancak gelecek yıl gündeme gelebileceğini vurguladı. Avrupa&#8217;nın daha erken büyümeye girdiğini ve Asya ile ABD&#8217;de de toparlanmanın başladığının altını çizen Şimşek, önemli olanın ekonomide toparlanmanın kalıcı niteliğe kavuşması ve momentum kazanması olduğunu bildirdi. Toparlanmanın kalıcı olması önemli olduğunu söyleyen Şimşek &#8220;Tabii ki bankacılık sektörünün bilanço sıkıntıları önemli bir soru işareti olarak dünyanın önünde kalmaya devam ediyor. Ama bizde bankacılık sektöründe sorun yok. Bu yatırımın desteklenmesi için önemli bir avantaj. Biz, toparlanmanın daha kalıcı ve güçlü olma şansına sahibiz&#8221; dedi.<br />
Şimşek, Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan ekim ayı bütçe sonuçlarının beklentilere paralel geldiğini ve bir revizyonun söz konusu olmadığını bildirdi. Şu aşamada rakamlarda büyük bir sürpriz olmadığını ve bütçe açığını yıl sonu için 62.8 milyar lira olarak öngördüklerini kaydeden Şimşek, hedeflenen rakamların yakalanabileceğini söyledi. </p>
<p>UNAKITAN SORUYU YANITLAYAMAMIŞTI<br />
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Vergi İletişim Merkezi&#8217;nde (VİMER) bir vatandaşın telefonunu da yanıtladı. Şimşek&#8217;e Varlık Barışı ile ilgili soru soran mükellefe bilgi veren Şimşek, ayrıntılı bilgi için Gelir İdaresi Başkanlığı&#8217;nın internet sitesini adres gösterdi. Şimşek telefona kendisinin cevap verdiğini duyan adaşı mükellefin önce biraz durduğunu belirterek, &#8220;Herhalde inanmadı. Ben tekrarlayınca da kabullendi&#8221; dedi. VİMER&#8217;in 14 Mart 2008&#8242;de yapılan açılışına dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan katılmış ve o da bir telefona cevap vermişti. Unakıtan, kadın mükellefin işyeri ve mesken gelirlerinde beyan sınırlarına ilişkin sorusuyla karşılaşınca, yardıma dönemin Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Akif Ulusoy&#8217;u çağırmıştı. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/116/sektorel/gida/toparlanma-sinyalini-ambalaj-sektoru-verdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk birası Iraklılara</title>
		<link>http://www.portfoy.org/13/sektorel/gida/turk-birasi-iraklilara/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/13/sektorel/gida/turk-birasi-iraklilara/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 15:43:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://portfoy-org.dasnetwork.net/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler'in (BM) Irak'a yönelik ambargosunun kalkmasının ardından, Türk birasını en çok Iraklıların içtiği belirlendi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="contextual"><span>Türkiye&#8217;nin 2008 yılı bira ihracatında Irak, 22,1 milyon dolarla ilk sırayı aldı. Irak&#8217;ı 6,7 milyon dolarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), 4,3 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve 3,6 milyon dolarla Azerbaycan izledi.</p>
<p>Biradan sonra en fazla ihraç edilen içki olan Türk Rakısı ihracatı ise gurbetçilerin yoğun olarak yaşadığı AB ülkelerine yapıldı.</p>
<p>İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) tarafından hazırlanan Alkollü ve Alkolsüz İçecekler raporundan derlenen bilgilere göre, Türkiye&#8217;nin alkollü içkiler ihracatı içerisinde en önemli ihraç kalemini bira oluşturuyor.</p>
<p>Bira ihracatı, 2007 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 7, 2008 yılında ise yüzde 35 oranında artış gösterdi.</p>
<p><strong>BM AMBARGOSU KALKINCA&#8230;</strong><br />
Türkiye, bira ihracatını genellikle komşu ve çevre ülkelere gerçekleştirirken, BM amgargosu nedeniyle 2002 yılı ve öncesinde bira ihracatı yapılamayan Irak&#8217;a 2006 yılında 20,8 milyon dolarlık, 2007 yılında 18,1 milyon dolarlık ve 2008 yılında ise 22,1 milyon dolarlık bira ihraç etti.</p>
<p>Geçen yıl bira ihracatında ilk sırada yer alan Irak&#8217;ı yaklaşık 6,7 milyon dolarla KKTC, 4,3 milyon dolarla BAE ve 3,6 milyon dolarla da Azerbaycan izledi.</p>
<p>Bu ülkelerin yanı sıra Bahreyn, Lübnan, Kanada ve İngiltere&#8217;de en çok bira ihraç edilen diğer ülkeler oldular.</p>
<p><strong>GURBETTE DE &#8221;TÜRK RAKISI&#8221; İLE HASRET GİDERİYORLAR<br />
</strong>Toplam alkollü içkiler ihracatı içinde biradan sonra en çok rakı ihraç edildi. Rakı ihracatı daha çok Türk insanlarının yoğun olarak yaşadığı AB ülkelerine yapıldı.</p>
<p>2008&#8242;de toplam 25 milyon dolarlık rakı ihracatında Almanya 9,49 milyon dolarla en büyük payı aldı. Bu ülkeyi 8,28 milyon dolarla KKTC, 807 bin dolarla Fransa, 549 bin dolarla da İsviçre takip etti.</p>
<p>Türkiye&#8217;de 2008 yılında bir önceki yıla göre şarap ihracatı yüzde 13,5 oranında azalırken, Belçika 2,14 milyon dolarla en çok şarap ihracatı gerçekleştirilen ülke oldu. Bu ülkeyi 2,02 milyon dolarla KKTC, 1,18 milyon dolarla Almanya izledi.</p>
<p>Önceki yıllarda önemli tutarlarda olmayan votka ihracatı ise aynı yıl 0,38 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>EN ÇOK İNGİLİZ VİSKİSİ İÇTİK</strong><br />
Geçen yıl alkollü içecekler içerisinde en çok viski ithal edildi. 8,77 milyon dolar olarak gerçekleşen viski ithalatının 7,76 milyon dolarlık (yüzde 85) bölümünü İngiltere&#8217;den, 637 bin dolarlık bölümünü ABD&#8217;den, 143 bin dolarlık bölümünü de Kanada&#8217;dan ithal edilen viskiler oluşturdu.</p>
<p>Türkiye 2008 yılında viskiden sonra 4,56 milyon dolarla en çok şarap ithal ederken, bunu 4,49 milyon dolarla votka izledi.</p>
<p>Geçen yıl 2,19 milyon dolarlık likör, 212 bin dolarlık konyak, 565 bin dolarlık cin ithal etti.</p>
<p><strong>ALKOLSÜZ İÇECEKLER İHRACATI</strong><br />
Alkolsüz içkiler ihracatında KKTC ilk sırada yer aldı. 2008&#8242;de KKTC&#8217;ye 12,97 milyon dolarlık meşrubat ihraç edilirken, bu ülkeyi 9,79 milyon dolarla Irak, 6,49 milyon dolarla da Almanya izledi. Rusya&#8217;ya ise 4,57 milyon dolarlık meşrubat ihracatı gerçekleştirildi.</p>
<p>Türkiye ayrıca geçen yıl 22,29 milyon dolarlık memba suyu ve soda ihraç etti. Bu ihracatta Almanya, İngiltere, Danimarka ve Irak ilk sırada bulunuyor.</span> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/13/sektorel/gida/turk-birasi-iraklilara/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

