<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Portfoy.Org &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.portfoy.org/category/sektorel/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.portfoy.org</link>
	<description>Ekonomi Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Sep 2011 19:29:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Sözleşmeli memura mazeret izni hakkı</title>
		<link>http://www.portfoy.org/171/ekopolitika/sozlesmeli-memura-mazeret-izni-hakki/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/171/ekopolitika/sozlesmeli-memura-mazeret-izni-hakki/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 15:14:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EkoPolitika]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Türk Sağlık-Sen tarafından açılan davada mahkeme, sözleşmeli memura mazeret izni hakkını verdi. Dava sonucunda sözleşmeli memurun bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri için il dışında geçirilen günler de mazeret izni kapsamına alındı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Sağlık-Sen üyesi bir personelin, bakmakla yükümlü olduğu çocuğunun tedavisi için, sevkli olarak il dışına çıkmasına rağmen il dışında geçirdiği günlerin yıllık izninden düşürülmesi üzerine sendika tarafından dava açıldı.</p>
<p>Türk Sağlık-Sen&#8217;in açtığı davayı görüşen Sivas İdare Mahkemesi, sözleşmeli personelin izinlerinin yıllık izin, hastalık izni, doğum izni, şua izni, doğum ve ölüme bağlı mazeret izni olarak Bakanlar Kurulu kararı ile düzenlendiğini belirtti.</p>
<p>Mahkeme kararında, sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin esaslarda hüküm bulunmayan hallerde 4/B&#8217;li personelin 657 sayılı kanun hükümlerine tabi olduğu vurgulandı. Davacının, mazeret izni verilmesini gerektirecek nitelikte kabul edilebilir bir mazeretinin olduğunun altını çizen mahkeme, 657 sayılı kanunun 104. maddesi uyarınca personelin çocuğunun tedavisi için il dışında bulunduğu günlerin mazeret izni kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.</p>
<p>İl dışında geçirilen sürelerin yıllık izinden düşürülmesinde yasaya uyarlılık bulunmadığı ifade edilerek, idare işleminin iptaline karar verildi. Mevzuata göre, sözleşmeli personele, isteği üzerine; eşinin doğum yapması halinde iki gün, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde ve her olay için üç gün ücretli mazeret izni veriliyor. Mahkeme kararının emsal olarak kabul edilmesi halinde buna bakmakla yükümlü olduğu kişilere il dışında refakat ettikleri süreler de eklenecek. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/171/ekopolitika/sozlesmeli-memura-mazeret-izni-hakki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>23</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık sigortası cepleri yakıyor</title>
		<link>http://www.portfoy.org/165/sektorel/saglik/saglik-sigortasi-cepleri-yakiyor/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/165/sektorel/saglik/saglik-sigortasi-cepleri-yakiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2010 15:02:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Sigorta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[Tarihi Sağlık Reformu, New York'lular için de günün konusu oldu. Tüm ülkede yüzde 20'lik bir nüfusun mahrum olduğu sağlık sigortasını herkese ulaştıracağı düşünülen reformdan New York'luların da umutları var. New York, sağlık sigortasının en pahalı olduğu kentlerden biri. Bireysel olarak yılda aşağı yukarı 10 bin dolara, bir aileye yılda 25 bin dolar civarına mal oluyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi Sağlık Reformu, New York&#8217;lular için de günün konusu oldu. Tüm ülkede yüzde 20&#8242;lik bir nüfusun mahrum olduğu sağlık sigortasını herkese ulaştıracağı düşünülen reformdan New York&#8217;luların da umutları var. New York, sağlık sigortasının en pahalı olduğu kentlerden biri. Bireysel olarak yılda aşağı yukarı 10 bin dolara, bir aileye yılda 25 bin dolar civarına mal oluyor.<br />
New York&#8217;lu çalışanların beşte üçü sağlık sigortasını işveren tarafından sunulan bir olanak olarak kazanıyor. İşverenler, sigorta ücretinin ortalama yüzde 65&#8242;ini sigorta şirketine cebinden ödüyor, geri kalan yüzde otuz beş maaşlardan kesiliyor. New York&#8217;lu profesyoneller, yasa konusunda temkinli. Genel endişe, yasanın vergileri artırması ve yasanın etkilerini işverenin uzun vadede daha düşük maaşlar önererek çalışanlara olumsuz yansıtması. Reformun etkisiyle yıllık sigorta masrafında poliçe başına toplam 4 bin dolar yıllık artış ve dolayısıyla çalışanların da bu yükü yılda ortalama 1500 dolarlık bir artışla paylaşması anlamına gelebilecek. Ancak, kriz yüzünden halihazırda küçük şirketler kendi sigorta paylarını düşürerek çalışanlarla paylaşıyor, dolayısıyla maaşları reel olarak üçte bir kırpılmış New York&#8217;lular da var.<br />
Konuştuklarım, yasayı genel olarak sigorta fiyatlarının düşmesi umuduyla destekliyor. Yine de düşük gelirlilerin ve eskiden var olan rahatsızlıkların, ayrıca 26 yaşına kadar tüm aile fertlerinin de artık sigorta kapsamına alınması çoğunluğun yasayla ilgili olumlu ve insani bulduğu özellikler. New York&#8217;ta yaşlılara devletin sunduğu uygun fiyatlı sigorta hizmeti Medicaid&#8217;den halihazırda 4 milyon kişi yararlanıyor. Yasa sayesinde 1 milyon kişi daha bu hizmetten yararlanabilecek.</p>
<p>ULAŞIM</p>
<p>Metroda 90 milyon dolarlık tasarruf yapılacak<br />
New York metroları 90 milyon dolarlık tasarrufa gidiyor. Ekonomik kriz, New York&#8217;un metrolarını da vurdu. Yüzde 95 gibi güvenilir bir dakiklikle günde toplam 2.5 milyon kişiyi evden işe ve okula taşıyan metro hatlarında yapılan değişiklikler, New York&#8217;luları bugünlerde meşgul eden konulardan biri. Manhattan&#8217;ın altını baştan başa kat eden ve New York&#8217;un diğer semtlerine uzanan 1, 2, N, L gibi adlarıyla en popüler toplu taşıma aracı olan metroları ve yanı sıra otobüs, tren gibi tüm diğer toplu taşıma sistemlerini işleten MTA, bağlı olduğu Albany South eyaletindeki bütçe açığının bir uzantısı olarak, geçen yıl 600 milyon dolara yakın bir açık ilan etmişti. MTA yaz başında yeni CEO&#8217;su Jay Wilder&#8217;la bu eylem planını devreye soktu.<br />
Eylülden beri planlanan bir dizi önlem paketiyle 90 milyon dolarlık bir tasarruf hedefleyen şirketin uygulamaya soktuğu plan, kısa dönemde New York&#8217;luları epey sıkıntıya sokacak gibi görünüyor. New York, ABD&#8217;nin en zengin kentlerinden biri olsa da New York&#8217;ta çok farklı gelir kademelerinden insan yaşıyor. MTA şirketi, 30&#8242;u aşkın otobüs rotasını ve iki metro hattını kaldırarak uzak semtlerden Manhattan&#8217;a yolculuk edenleri zorlamak bir yana, özellikle öğrenci indiriminin kaldırılması planı Bronx ve Brooklyn semtlerinde ikamet eden daha düşük gelirli öğrencilerin velilerini isyan ettirdi.<br />
Kamu sektörü planlama uzmanı Kemal Karakaya diyor ki: &#8220;Bu proje kısa dönemde New York&#8217;luları zorluyor. Ancak uzun vadede New York&#8217;luların lehine olacak.&#8221; Proje ayrıca MTA&#8217;nın kendi içinde yeniden yapılanmasını ve mevcut birimlerinin tek bir çatı altında toparlanmasını da içeriyor. Şirket, 70 bin çalışanıyla kentin en önemli işverenlerinden biri olduğundan, bu projenin parçası olarak hedeflenen erken emeklilik ve işten çıkarmalar New York ekonomisini etkileyecek diğer yan etkiler olacak. &#8220;Toplu taşıma sistemlerinin teknolojik altyapısının yenilenmesi gibi projeler uygulamaya sokularak, toplu taşımada hizmet kalitesinin artması sağlanacak&#8221; diyen Karakaya, projenin şirketin hantallaşan yapısından kurtulmasına katkıda bulunarak, uzun vadede New York ulaşımına olumlu katkıları olacağını belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/165/sektorel/saglik/saglik-sigortasi-cepleri-yakiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>73</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye Sağlık Turizminden yılda 8 milyar dolar gelir elde edebilir</title>
		<link>http://www.portfoy.org/156/sektorel/saglik/turkiye-saglik-turizminden-yilda-8-milyar-dolar-gelir-elde-edebilir/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/156/sektorel/saglik/turkiye-saglik-turizminden-yilda-8-milyar-dolar-gelir-elde-edebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 12:03:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=156</guid>
		<description><![CDATA[    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu tarafından hazırlanan raporda sağlık turizmine KDV teşviki sağlanması halinde 2015'ten itibaren Türkiye'nin yıllık 8 milyar dolar gelir elde edebileceği kaydedildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu tarafından hazırlanan raporda sağlık turizmine KDV teşviki sağlanması halinde 2015&#8242;ten itibaren Türkiye&#8217;nin yıllık 8 milyar dolar gelir elde edebileceği kaydedildi.</p>
<p>    Sadece deniz, kum, güneş ülkesi olmaktan çıkan Türkiye, sağlık turizminde Uzakdoğu ile rekabet ediyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu&#8217;nun (DEİK) hazırladığı sağlık raporuna göre Türkiye, İsrail, Hindistan ve Singapur gibi ülkeler sağlık hizmetlerinde sunduğu uygun fiyatlarla dünya sağlık turizminde başa oynayacak. Rapora göre sadece sağlık hizmetlerinin ucuzluğu değil, ülkenin turizm potansiyeli de hesaba katıldığında ise her yıl 30-40 bin yabancı hastanın geldiği Türkiye&#8217;nin rakipleri azalıyor. Sektöre Katma Değer Vergisi (KDV) teşviki getirilmesi halinde Türkiye&#8217;ye 2015&#8242;ten itibaren 1 milyon hasta geleceği ve yılda 8 milyar dolar gelir elde edilebileceği belirtiliyor.</p>
<p>    Türkiye&#8217;de ABD&#8217;den ucuz<br />
    Rapora göre, ucuz sağlık hizmetleri nedeniyle tercih edilen ülkelerin başında Hindistan, Türkiye, Tayland, Singapur ve Tayvan geliyor. Sağlık hizmetlerinde en ucuz ülke hastalığa göre değişiyor. En pahalı ülke ise yaklaşık 50 milyon kişinin tedavisini nakit parayla yaptığı ve bir dönem varlıklı Türklerin de tercih ettiği ABD. Bu ülkede 129 bin dolara mal olan by-pass ameliyatı, Türkiye&#8217;de 11-15 bin dolara yapılabiliyor. Bu alanda en ucuz ülke ise 8666 dolarla Hindistan. Son dönemde rağbet gören liposuction (yağ aldırma) ameliyatı ise Türkiye&#8217;de 3333 dolara yapılırken Tayland&#8217;da fiyat 1200 dolara kadar düşüyor. Hindistan liposuction için 2500 dolar, Singapur ise 3000 dolar fiyat veriyor.<br />
    Beyin tümörlerinde bir tür ameliyatsız tedavi yöntemi olan &#8220;gamma knife&#8221; için Türkiye&#8217;deki fiyatların düşüklüğü dikkat çekiyor. Bu hizmet için ABD&#8217;de 40 bin dolar, İngiltere&#8217;de 25 bin, Almanya&#8217;da ise 20 bin dolar istenirken Türkiye&#8217;de 8676 dolara bu hizmetten faydalanmak mümkün. Türkiye&#8217;nin en rekabetçi fiyat sunduğu tedavi hizmetlerinden biri omurga ameliyatı. Bu alanda Türkiye&#8217;deki giderler 7125 dolar olarak ölçülürken Hindistan 12 bin, Singapur 9 bin dolar fiyat veriyor. Omurga ameliyatı Tayland&#8217;da 7 bin, Tayvan&#8217;da ise 5900 dolara yapılıyor.</p>
<p>    Teşvik sektörü uçurur<br />
    DEİK&#8217;in Maliye Bakanı Mehmet Şimşek&#8217;e sunduğu raporda, Türkiye&#8217;nin tıp turizminde rekabetçi fiyatlarla tedavi hizmeti sunabilmesi için KDV teşvikinin gereği üzerinde duruldu. Sağlık turizminin döviz kazandırıcı bir faaliyet olduğuna dikkat çekilen raporda, bu sektörde kullanılan malzemeler ve tüm sağlık hizmetleri için KDV iadesi getirilmesi gerektiği belirtiliyor. KDV Kanunu&#8217;nda bu yönde bir düzenleme yapılmasının Türkiye&#8217;ye döviz kazandıracağı savunulan raporda, tıp turizmine KDV&#8217;den muaf statüsü kazandırılması halinde kısa vadede uğranılan vergi kaybının uzun vadede sağlık sektörünün kalkınmasını sağlayarak kazanca dönüşeceğine dikkat çekiliyor. Bu yönde adımlar atılması halinde Türkiye&#8217;nin sadece tıp turizminden 2015 yılından itibaren yıllık 8 milyar dolar gelir hedefleyebileceğine raporda yer verildi.</p>
<p>    Sınır illerinde hareketlendi<br />
    Universal Hospitals Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, Güneydoğu&#8217;daki illerde sağlık turizmi faaliyetinde canlanma gözlendiğine dikkat çekti. Batılı ülkelerden vize almakta zorlanan Ortadoğu&#8217;daki varlıklı kişilerin tedavi için giderek daha fazla Türkiye&#8217;yi tercih etmeye başladığına dikkat çeken Ofluoğlu, &#8220;Sınır illerde bir hareketlenme söz konusu. Yatırımcılar bu hareketlenmeyi iyi bir şekilde analiz ederek yatırımlarına yön verecekler&#8221; dedi.</p>
<p>    17 milyon ABD&#8217;li dışarı gidiyor<br />
    Hastanelere tıp turizminin inceliklerini öğreten Makro Eğitim&#8217;in eğitmenlerinden Levent Baş, 2017 yışında yalnızca ABD&#8217;den 17 milyon civarında hastanın ülke dışında tedavi olmasının beklendiğini söyledi. Baş, ABD dışında Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Katar, Azerbaycan, Kazakistan, Ermenistan, Gürcistan, Suriye, Arnavutluk, Bosna Hersek gibi ülkelerin de sağlık turizmi için Türkiye&#8217;ye yönelebileceğini belirterek &#8220;Bu ülkeler tıbbi yeterlilikte sıkıntılı ve en az Avrupa pazarı kadar önemli bir gelir kalemi oluşturmaya aday görünüyorlar&#8221; dedi.</p>
<p>    Araplar, Türkiye&#8217;ye saç nakline geliyor<br />
    Türkiye&#8217;de gittikçe gelişen sağlık turizmi, estetik operasyonlardan sonra saç nakline kadar uzanıyor. Transmed Saç&#038;Kozmetik Cerrahi Kliniği&#8217;nin Medikal Direktörü Melike Külahçı, &#8220;Saç nakli, sağlık turizmi için oldukça elverişli bir alan. Yurtdışından birçok kişi saç nakli için Türkiye&#8217;yi tercih etmeye başladı. Kriz öncesi Avrupa&#8217;dan gelen hastalara şimdi Arap ülkeleri de eklendi. 2009 yılında Kuveyt pazarından gelen talepte yüzde 200 artış yaşadık&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/156/sektorel/saglik/turkiye-saglik-turizminden-yilda-8-milyar-dolar-gelir-elde-edebilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>54</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>23 bin eczacı protokolü TEB yapsın istiyor</title>
		<link>http://www.portfoy.org/145/sektorel/saglik/23-bin-eczaci-protokolu-teb-yapsin-istiyor/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/145/sektorel/saglik/23-bin-eczaci-protokolu-teb-yapsin-istiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 08:59:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[Türk Eczacıları Birliği (TEB), 51 eczacı odası başkanının katılımıyla Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) ilaç alım protokolünü feshi karşısında alınacak tavrı belirledi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Eczacıları Birliği (TEB), 51 eczacı odası başkanının katılımıyla Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;nun (SGK) ilaç alım protokolünü feshi karşısında alınacak tavrı belirledi. Yaklaşık 10 saat süren toplantıdan çıkan sonuçlara göre; SGK&#8217;yla tek tek imzalanacak e-sözleşmeyi kabul etmeyen ve yeni sözleşmenin de TEB&#8217;le yapılmasını isteyen 23 bin dolayında eczacının imzaladığı dilekçeler gelecek hafta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer&#8217;e ulaştırılacak. Toplantının ardından, dün de SGK&#8217;dan eczacılara bir kez daha e-sözleşme daveti yapılırken, bir yandan da TEB&#8217;le görüşmeye yeşil ışık yakıldı.<br />
SGK&#8217;nın yazılı açıklamasında, eczacılarla tek tek sözleşme yapılmasının TEB ve eczacı odalarının temsil yetkilerine karşı bir tutum olmadığı, eczacılara ilişkin her tür konuda daha önce olduğu gibi bundan sonra da TEB ve eczacı odalarıyla işbirliği ve görüşmelerin sürdürülmesinde engel bulunmadığı belirtildi. Eczanelerle tek tek yapılacak sözleşmeyle eczacıların maliyetlerinin daha düşeceğine işaret edilen açıklamada, eczacıların TEB&#8217;e 500 TL olan sözleşme bedelini vermeyeceği gibi önceki sözleşmeye göre bazı avantaj ve kolaylıklar sağlayacağı da kaydedildi.<br />
SGK&#8217;nın bu açıklamasının ardından TEB tarafından yapılan açıklamada ise devletin bugüne kadar örneği görülmemiş biçimde masadan kalktığı ancak eczacıların temsilcisi olarak kendilerinin masada olduğu, eczacıların hiçbir zaman tek tek sözleşme imzalamayacağı belirtildi. Açıklamada, &#8220;Eczacılarımızın tek tek sözleşme imzalamayacağını beyan eden dilekçeleri tüm Türkiye&#8217;de büyük katılımla ve başarıyla toplanmaktadır. Bugün itibariyle eczacılarımızın yüzde 95&#8242;ten fazlası dilekçelerini birliğimize ulaştırmıştır&#8221; dendi. TEB ayrıca, eczacıların sorununun sözleşme bedeli veya üyelik aidatı olmadığını belirtirken, &#8220;haksız geri ödeme kesintileri, sık sık değişen reçete yazım kuralları, çalışmayan reçete onay sistemi, muayene ücreti tahsildarlığı gibi&#8221; doğrudan SGK&#8217;dan kaynaklanan sorunların her gün yaşandığı ifade etti. </p>
<p>TEB, eylem kararı almadı<br />
Referans&#8217;ın sorularını yanıtlayan Ankara Eczacı Odası (AEO) Başkanı Oğuz Ekincioğlu, eczacıların süreçte birlikte hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtirken, &#8220;Ben Ankara&#8217;daki 2 bin 80 eczane için bunu söyleyebilirim. Ancak toplanan dilekçe sayısı da eczacıların görüş birliğini ve kararlılığını ortaya koyuyor&#8221; dedi. Ekincioğlu, SGK&#8217;nın &#8216;gelin konuşalım&#8217; demesi halinde süreci tıkamaya dönük bir tavır takınmayacaklarını da ifade etti. Ancak bir süredir Bakan Dinçer&#8217;in TEB&#8217;le görüşmeye yanaşmadığı belirtiliyor. TEB yönetimi, yetkililerle temas içinde bir süreçten geçilerek sıkıntının çözülmesi tavrını sürdürüyor. Böylelikle SGK&#8217;nın kendileriyle yeni ve eskisinden daha iyi şartlar sunan bir protokol yapması üzerinde duruyor. Bu nedenle toplantıdan SGK&#8217;nın protokol feshine karşı gerçekleştirilecek bir eylem kararı çıkmadı.<br />
Kurumun TEB&#8217;le masaya oturarak 16 Ocak tarihine kadar yeni bir protokol yapmaması halinde, ilaçta faturalı satış döneminin başlaması bekleniyor. SGK&#8217;nın böyle bir duruma karşı hastane ve sağlık ocaklarında ilaç dağıtma formülü üzerinde durduğu belirtiliyor. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) konuyu gündeme getirerek, bunun SSK eczaneleri dönemine dönüş olacağını ve hastane ile sağlık ocaklarında kullandığı ilacı bulamayan vatandaşların mağdur edileceğini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/145/sektorel/saglik/23-bin-eczaci-protokolu-teb-yapsin-istiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hedef: Serbest eczacılık Türkiye için doğru model</title>
		<link>http://www.portfoy.org/126/sektorel/saglik/hedef-serbest-eczacilik-turkiye-icin-dogru-model/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/126/sektorel/saglik/hedef-serbest-eczacilik-turkiye-icin-dogru-model/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 08:43:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=126</guid>
		<description><![CDATA[Hedef Alliance Genel Müdürü Denkdemir, serbest eczane uygulamasının Türkiye şartlarına en uygun yöntem olduğunu belirterek “Bu sistemi destekliyoruz” dedi ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hedef Alliance Genel Müdürü Denkdemir, serbest eczane uygulamasının Türkiye şartlarına en uygun yöntem olduğunu belirterek “Bu sistemi destekliyoruz” dedi<br />
Türkiye’nin en büyük ilaç dağıtım şirketi Hedef Alliance Holding Genel Müdürü Bülent Denkdemir, Türkiye’de uygulanan serbest eczacılık sisteminin ülke gerçeklerine tek uygun yöntem olduğunu söyledi. Son günlerde eczacılık sektöründe yaşanan gelişmeleri değerlendiren Denkdemir, eczacılık mesleğinin, insan sağlığının en önemli unsurlarından olduğunu vurguladı. Türk eczacılarının başka herhangi bir ülkede olmayan ‘gönüllü sağlık danışmanlığı’ hizmetini de üstlendiğini belirten Denkdemir şunları söyledi: “Ülkemizdeki serbest eczacılık sisteminin, ülke insanının sağlığının en önemli güvencesi olduğuna inanıyoruz. Yıllardır eczanelerle iş yapan bir kurum olarak tespitimiz şudur: Türk eczacısı, vatandaşla, yani hastası ile çok sağlam bir güven ilişkisi içindedir. Vatandaşımız zaman zaman ailesine hatta doktoruna anlatamadığı sağlık sorunlarını eczacısına anlatıp, kişiye özel, kaliteli ve özenli bir sağlık danışmanlığı hizmeti almaktadır. Türkiye’de eczanede sunulan sağlık danışmanlığı hizmeti; gerek sosyal gerekse teknik boyutu ile tüm dünyaya örnek olacak niteliktedir.”<br />
BAŞKA YÖNTEM İŞLEMEZ<br />
Yılların birikimi ile oluşturulan danışmanlık hizmetinin yerini, zincir eczane, süpermarket gibi başka bir yapının almasının mümkün olamayacağını söyleyen Denkdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yapılardaki tezgahtarlık veya memurluk anlayışı ile bugünkü sağlık danışmanlığı hizmetinin verilmesi de mümkün değildir. Hatta ülkemizde bugün eczane dışındaki noktalarda satılan insan sağlığını veya güzelliğini ilgilendiren bazı ürünlerin tamamının eczane içerisinde eczacının rehberliğinde satılması çok önemlidir. Hedef Grubu olarak, ülkemizin sağlık sisteminin geleceğe kalması için, serbest eczacılık sisteminin çok önemli olduğuna inanıyoruz.”<br />
Son dönemde yaşanan değişimler nedeniyle eczacılığın geleceği konusunda birtakım spekülasyonların da yapıldığını vurgulayan  Denkdemir “Yurt içi ve yurt dışındaki bazı işletmelerin; buradaki yapının değişmesi yoluyla pazara girme niyeti olabilir” dedi. Geçtiğimiz günlerde Star Gazetesi’nin ‘serbest eczacılığa alternatif uygulamaların gelebileceği yönünde yaptığı haberin, bu tür tehditlere dikkat çektiğini de belirten Denkdemir “Bu bir anlamda eczacılarımıza uyarı niteliği taşımaktadır. Eczacılarımız bu tehditler karşısında dikkatli olmalı ve mesleğinin haklarını en iyi şekilde topluma anlatmalı ve savunmalıdır. Hedef Alliance olarak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türk Eczacılar Birliği’nin (TEB) ülke insanının sağlığı için en uygun noktada uzlaşacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.<br />
Sistemin devamı için  desteğe hazırız<br />
Hedef Alliance Holding’in isminin zaman zaman zincir eczane ile birleştirilerek dedikodular üretildiğini de vurgulayan Denkdemir şunları söyledi: “Bu dedikodular tamamen gerçek dışıdır.<br />
Bu yapının başka bir yapı ile değişmesinin, kurumumuza ticari olarak kazanç değil, zarar yaratacağı da son derece açıktır.” Denkdemir, gerek Hedef Alliance Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak’ın görüşü, gerekse de Hedef Grubu’nun görüşünün net olduğunu vurgulayarak, “Biz 22 yıldır olduğu gibi bugün de serbest eczacılık sistemine hizmet etmekten mutluyuz. Bu sistemin devamı için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğiz” diye konuştu. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/126/sektorel/saglik/hedef-serbest-eczacilik-turkiye-icin-dogru-model/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asyalı Celebrity, sporun Zara&#8217;sı olmaya geldi</title>
		<link>http://www.portfoy.org/100/sektorel/saglik/asyali-celebrity-sporun-zarasi-olmaya-geldi/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/100/sektorel/saglik/asyali-celebrity-sporun-zarasi-olmaya-geldi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 07:30:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[Asyalı Celebrity Fitness, orta segmentteki spor salonu boşluğunu görerek 30 şube ve 45 milyon dolarlık yatırım hedefiyle geldi. CEO John Franklin, "Spor salonlarının Zara'sı olacağız" dedi ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Asyalı Celebrity Fitness, orta segmentteki spor salonu boşluğunu görerek 30 şube ve 45 milyon dolarlık yatırım hedefiyle geldi. CEO John Franklin, &#8220;Spor salonlarının Zara&#8217;sı olacağız&#8221; dedi<br />
Asya&#8217;nın en büyük ikinci özel yatırım sermaye şirketlerinden Navis&#8217;in sahip olduğu Celebrity Fitness Center, Türkiye&#8217;de orta gelir grubunu hedefleyen spor salonları kurmak için geldi. İlk yatırımını Etiler&#8217;de eski Dalmaz Center&#8217;ın yerine kuran Celebrity Fitness CEO&#8217;su John Franklin, &#8220;Spor salonlarının Zara&#8217;sı olmaya geldik&#8221; diye konuştu. Türkiye&#8217;deki fırsatları İstanbul&#8217;u ziyareti sırasında gördüğünü söyleyen Franklin &#8220;İnsanlar çok modern ve modayı yakından takip ettiklerini gördüm. Kendimi Londra ya da Paris&#8217;te sandım. Bu da bizim potansiyelimize çok uygun&#8221; diye konuştu. Sadece üst gelir düzeyi insanların değil herkesin spor yapmaya hakkı olduğunu söyleyen Franklin, &#8220;Amacımız herkes için uygun ve ulaşılır spor salonları yaratmak&#8221; diye konuştu. Franklin, sloganlarının ise kalite için en uygun fiyat olacağını söyledi.<br />
AYLIK ÜYELİK 99 TL<br />
Spor salonlarında kullanılacak tüm ekipmanların son teknoloji olduğunu da hatırlatan Franklin, &#8220;Bir mağazaya girersiniz ve bir elbise beğenirsiniz. Elbisenin 400 dolar değil de 99 dolar olduğunu gördüğünüzde ise daha çok bağlanırsınız. İşte biz de bu etkiyi yaratmayı hedefliyoruz&#8221; dedi. Franklin , aylık üyeliklerin 99 TL ile 168 TL arasında değişeceğini söyledi. Franklin , spor merkezlerini üçe ayıracaklarını orta gelir grubu için Celebrity Express, orta üstü gelir grubu için Celebrity, üst gelir grubu için ise Celebrity VIP markasıyla hizmet vereceklerini kaydetti. Franklin, &#8220;Celebrity, gece kulübü havasında, Celebrity Express&#8217;ler South Beach Miami konseptinde, VIP&#8217;ler ise beyaz konseptte olacak&#8217; diye konuştu.<br />
ENDONEZYA HİNDİSTAN VE MALEZYA&#8217;DA BÜYÜYOR<br />
Merkezi Endonzya&#8217;da olan ve Hindistan ve Malezya gibi ülkelerde de şubeleri bulunan Celebrity Fitness&#8217;ın Türkiye&#8217;de büyümeyi hedeflediğni kaydeden Franklin üç senede 30 fitness salonuna ulaşmak istediklerini söyledi. Franklin 3 yıl içindeki yatırım hedefini ise 45 milyon TL olarak açıkladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/100/sektorel/saglik/asyali-celebrity-sporun-zarasi-olmaya-geldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özel hastane ve laboratuvarlar SGK ile sözleşmelerini fesih edebilirler mi</title>
		<link>http://www.portfoy.org/79/sektorel/saglik/ozel-hastane-ve-laboratuvarlar-sgk-ile-sozlesmelerini-fesih-edebilirler-mi/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/79/sektorel/saglik/ozel-hastane-ve-laboratuvarlar-sgk-ile-sozlesmelerini-fesih-edebilirler-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 14:55:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portfoy.org/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[19 özel sağlık derneği üyelerinin yüzde 70'i, Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) karşı tavır alma kararına vardı. Peki, bu ne anlama geliyor? Kısaca, özel hastaneler, laboratuvarlar, klinikler önümüzdeki dönemde SGK ile sözleşme yenilemek istemiyor. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>19 özel sağlık derneği üyelerinin yüzde 70&#8242;i, Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;na (SGK) karşı tavır alma kararına vardı. Peki, bu ne anlama geliyor? Kısaca, özel hastaneler, laboratuvarlar, klinikler önümüzdeki dönemde SGK ile sözleşme yenilemek istemiyor. </p>
<p>Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında alınan kararların özel hastanelere etkisini bu köşede birçok defalar dile getirdim. En son da geçenlerde Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Genel Başkanı Dr. Reşat Bahat ile yaptığımız bir sohbeti yine bu köşede sizlerle paylaşmıştım.<br />
Önce bir durum tespiti yapalım. Özel hastaneleri rahatsız eden iki önemli konu var. Bunlardan bir tanesi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile sözleşmeli özel sağlık kuruluşlarının, sağlık hizmetleri bedelinin en fazla yüzde 30&#8242;una kadar ilave ücret alabiliyor olmaları. İkincisi ise -ki özel hastanelere asıl darbeyi vuran bu karardır- 1 Ekim tarihinden itibaren vatandaşların özel hastanelere ödediği muayene katılım payının 2 liradan, 15 liraya çıkarılması.<br />
Bu durum karşısında da ciddi sıkıntı yaşayan özel hastaneler, SGK ile sözleşmelerini iptal etme kararı alsa da bu kararı o tarih için uygulamaya koymadılar. Nedenine gelince&#8230; Reşat Bahat ile yaptığım sohbeti paylaştığım yazımda da değinmiştim. Özel hastaneler 13 Ekim tarihinde kendi aralarında bir toplantı yapacak ve kararlarını da bu toplantı sonrası açıklayacaklardı. Nitekim bu toplantı gerçekleşti. </p>
<p>Yüzde 30 fark ne demek<br />
Toplantının arka planına geçmeden önce hazır yeri gelmişken önemli bir konuya değinmek istiyorum. Çünkü geçen yazımdan sonra kimi okuyucularımdan özel hastanelerin alacakları yüzde 30&#8242;luk farkın hiç de yabana atılamayacak bir rakam olduğuna dair e-postalar aldım. Ve görünen o ki bu fark konusu yeterince bilinmiyor. O nedenle kısaca bu konuya değinmek istedim.<br />
Gerçekten de ilk bakışta yüzde 30&#8242;luk fark yeterli gibi görünüyor. Hatta bu farkı beğenmeyen özel hastanelere &#8220;Allah gözünüzü doyursun, daha ne istiyorsunuz&#8221; bile denebilir. Ama durumu öyle değil, işte.<br />
Eğer hastanelerin cari fiyatları üzerinden yüzde 30 fark alınsa o zaman bu laf edilebilir. Ancak GSS kapsamında öngörülen fark, SGK&#8217;nın ödediği 14 liralık muayene ücretinin yüzde 30&#8242;u&#8230; Yani, 4-4.5 liralardan bahsediyoruz. Ya da yine SGK&#8217;nın ödediği 1 liralık idrar tahlilinin yüzde 30&#8242;unu ancak hastaneler alabiliyorlar. Veya da 450 liralık sezeryanın yüzde 30&#8242;undan bahsediliyor. İşte yanlış anlaşılan yüzde 30&#8242;luk fark konusu bu. Zaten özel hastaneleri isyan ettiren de SGK&#8217;nın ödediği rakamlar üzerinden yüzde 30 fark alınmaya zorlanmaları.</p>
<p>Karar, sözleşme yenilemeyelim<br />
Bu kısa açıklamadan sonra gelelim 13 Ekim tarihindeki toplantının hem sonuçlarına hem de perde arkasına.<br />
Toplantıya, 19 özel sağlık derneğinin üyeleri katıldı. Ve üyelerin neredeyse dörtte üçü -ki bu yüzde 70&#8242;i anlamına geliyor- SGK ile sözleşmelerin yenilenmemesi yönünde görüş bildirdi. Daha açık bir anlatımla özel hastaneler, laboratuvarlar, klinikler önümüzdeki dönemde SGK ile sözleşme yenilemek istemiyorlar.<br />
Peki, böyle bir karar almaktaki tek gerekçe sadece yüzde 30 ve muayene ücretinin artırılması mı? Elbette, değil. Nitekim toplantıda diğer gerekçeler de ortaya kondu. Sıralayacak olursak&#8230;<br />
Son 5 yıldır tedavi fiyatlarında, enflasyon oranında dahi bir güncelleme yapılmamış olması. Bazı önemli hizmetler ve ameliyatlar için fark alımı yasaklanmış ama verilen sözlere rağmen bu hizmetlerin ücretlerinin iyileştirilmemesi. Mevcut özel sağlık kuruluşlarına yeni hekim alımı ve branş ilavesinin Sağlık Bakanlığı tarafından durdurulması. Sektörün istemediği tarzda hastane sınıflandırılmasının planlanması ve dayatılması. Bunlar sadece gerekçelerden birkaçı.</p>
<p>Kamu hastanelerine ayrıcalık<br />
Dr. Reşat Bahat ile yaptığımız sohbette de Bahat, asıl önemli olan iki konunun altını şöyle çiziyordu: &#8220;SGK, muayene başına devlet hastanelerine de özel hastanelere de 25 TL öderken, devlette 5 lira yani yüzde 20, özelde ise 12 lira yani yüzde 50 katılım bedeli alıyor. Bu, hastalarımıza yapılan açık bir haksızlıktır. Kamu hastaneleri, SGK&#8217;dan aldıkları ödeme dışında, yatırım ve personel giderlerini merkezi bütçeden ilaveten alabiliyorlar. Yani fark ücreti almış oluyorlar. 2009 yılı için kamu hastanelerinin aldığı fark oranı yüzde 150 civarında. Bizim yatırım ve personel giderimiz Hazine&#8217;den karşılanmadığından, hastalarımızdan reel bir fark ücreti almak zorundayız. Ancak kamu hastaneleri bile yüzde 150 ilave bütçe alırken, bizim sadece yüzde 30 fark ile yetinmemiz istenmektedir. Bunun dışında sektörümüzün yalnızca personel gideri yıllık 5.7 milyar TL. Kamunun belirlediği 2009 yılı özel sektör bütçesi ise 5.3 milyar TL. Yani toplam 11-12 milyar TL gideri bulunan sektöre yüzde 30 fark ile birlikte ancak 6-6.5 milyar TL ciro öneriliyor. Bunun reel ve sürdürülebilir olmadığı açıktır.&#8221;<br />
Durum özetle böyle. Bu noktada kritik soru şu: Özel hastaneler ya da laboratuvarlar, SGK ile olan sözleşmelerini iptal edebilirler mi? Ya da buna cesaret edebilirler mi? Bunu da zaman gösterecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/79/sektorel/saglik/ozel-hastane-ve-laboratuvarlar-sgk-ile-sozlesmelerini-fesih-edebilirler-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Medical Park&#8217;a ABD&#8217;li ortak geliyor</title>
		<link>http://www.portfoy.org/56/sektorel/saglik/medical-parka-abdli-ortak-geliyor/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/56/sektorel/saglik/medical-parka-abdli-ortak-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 14:10:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://portfoy-org.dasnetwork.net/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[ABD'nin en büyük yatırım şirketlerinden Carlyle Group, Medical Park'a ortak oluyor. Geçen yıl İzmit'te kurulu gemi inşa şirketi TVK Gemi'nin yüzde 50'sini satın alarak Türkiye'ye ilk yatırımını yapan ABD'li fon şirketi Carlyle, şimdi Medical Park'ın yüzde 40'ını satın alarak Türkiye'deki varlığını pekiştirecek. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel krizin durma noktasına getirdiği satınalma ve birleşmeler yeniden hız kazandı.<br />
ABD&#8217;nin en büyük yatırım şirketlerinden Carlyle Group, Medical Park&#8217;a ortak oluyor. Geçen yıl İzmit&#8217;te kurulu gemi inşa şirketi TVK Gemi&#8217;nin yüzde 50&#8242;sini satın alarak Türkiye&#8217;ye ilk yatırımını yapan ABD&#8217;li fon şirketi Carlyle, şimdi Medical Park&#8217;ın yüzde 40&#8242;ını satın alarak Türkiye&#8217;deki varlığını pekiştirecek.<br />
 Eski ABD Başkanı George Bush&#8217;un ortakları arasında yer aldığı Carlyle Group&#8217;un, Medical Park&#8217;ın yüzde 40&#8242;ına 100 milyon dolar civarında para ödeyeceği öğrenildi. Ön anlaşmaların yapıldığı satın alma işleminde nihai imzalar ise önümüzdeki günlerde atılacak. 1995&#8242;ten beri Türkiye&#8217;de hastanecilik alanında faaliyet gösteren Medical Park Grubu, 11 hastane ve iki hastane kompleksi ile toplam 13 hastanesi, 6.000&#8242;i aşkın hekimi ve çalışanıyla Türkiye&#8217;nin çeşitli illerinde hizmet veriyor. Yeni satın almayla birlikte eski ortaklar Ethem Sancak ve Muharrem Usta&#8217;nın payı yüzde 60&#8242;a gerileyecek. The Carlyle Group&#8217;un, bir süredir Türkiye&#8217;deki gıda dışı perakende, sağlık, lojistik, ulaşım ve finans sektörlerine yatırım yapmak istediği biliniyordu.<br />
Carlyle Group daha önce Türk Telekom ve Kardemir&#8217;e de talip olmuştu. Fon ağırlıklı olarak enerji sektöründe faaliyet gösteriyor. Ancak Carlyle&#8217;ın ününü artıran, yönetimi altındaki fonlar ya da şirketler değil. 1987 yılında bir grup yatırımcı ve American Aluminium Company&#8217;nin sahibi Mellon ailesi tarafından New York&#8217;taki Carlyle otelinde yapılan bir toplantıdan sonra kurulan şirketin danışmanları arasında dünyanın çeşitli ülkelerini yönetmiş başkan ve bakanlar bulunuyor. Bu nedenle grup, &#8220;Eski Başkanlar Kulübü&#8221; olarak adlandırılıyor. Carlyle, ABD&#8217;nin en büyük yatırım şirketlerinden birisi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/56/sektorel/saglik/medical-parka-abdli-ortak-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaçlar ucuzluyor</title>
		<link>http://www.portfoy.org/42/sektorel/saglik/ilaclar-ucuzluyor/</link>
		<comments>http://www.portfoy.org/42/sektorel/saglik/ilaclar-ucuzluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 14:01:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://portfoy-org.dasnetwork.net/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[Eczaneler stoklarında bulunan ve yarın fiyatı düşecek olan tüm ilaçları iade edecek. 
Birlik, bazı ilaç üreticileri ile meydana gelecek fiyat düşüşlerinin eczaneler açısından oluşturacağı mağduriyeti gidermek için üzerine düşeni yapmayan Sosyal Güvenlik Kurumu ve bakanlık yetkililerinin çıkabilecek kaosta pay sahibi olduğunu ifade ederek uygulamanın ertelenmesi ya da yetkililerin acil çözüm üretmesi gerektiğini kaydetti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eczaneler stoklarında bulunan ve yarın fiyatı düşecek olan tüm ilaçları iade edecek.<br />
Birlik, bazı ilaç üreticileri ile meydana gelecek fiyat düşüşlerinin eczaneler açısından oluşturacağı mağduriyeti gidermek için üzerine düşeni yapmayan Sosyal Güvenlik Kurumu ve bakanlık yetkililerinin çıkabilecek kaosta pay sahibi olduğunu ifade ederek uygulamanın ertelenmesi ya da yetkililerin acil çözüm üretmesi gerektiğini kaydetti.</p>
<p>18 Eylül’de çıktı</p>
<p>Türk Eczacılar Birliği’nden yapılan açıklamada, Orta Vadeli Program gereği sağlık alanında alınan tasarruf önlemleri kapsamında 18 Eylül’de gerçekleşen düzenleme ile 700 kalem ilaca uygulanan Kamu Kurum İskontosu yüzde 11’den yüzde 24’e çıkarıldığı anımsatıldı.</p>
<p>Uygulamada bu ilaçlarda meydana gelecek fiyat düşüşleri nedeniyle eczanelerde stok zararı oluşmaması için, 45 günlük bir geçiş süreci tanınması ve firmalar tarafından eczanelere satış koşullarında, yeni iskonto oranlarının derhal uygulanmaya başlanmasının öngörüldüğü, ancak ilaç şirketlerinin kamu kurum iskontosunun yükseltilmesi uygulamasında devletin tek taraflı olarak karar aldığı gerekçesiyle ilaçların yüksek fiyatla eczanelere satışına devam ettiği savunuldu. Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Özgür Özel, 21 Ekim’de yaşanan sorunun aşıldığının duyurulmuş olduğunu, ancak duyurunun ardından, ilaç şirketlerinin oluşacak stok zararının telafisi için belirlenen yöntemi uygulamaktan vazgeçtiğini; bunun üzerine ise, meydana gelecek olan ilaç fiyat düşüşlerinin tüm bedelinin eczaneler tarafından karşılamasını istemeyen Türk Eczacıları Birliği ve Bölge Eczacı Odalarının, eczanelerin stoklarında bulunan ve 2 Kasım Pazartesi günü fiyatı düşecek olan tüm ilaçları depolara iade etme kararı aldığını belirtti. Özel, 15 bin eczacının ürün listesini kendilerine bildirdiğini açıkladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.portfoy.org/42/sektorel/saglik/ilaclar-ucuzluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

